"Enter"a basıp içeriğe geçin

BT Hayat Yazılar

Bilgisayar’ı keyifli kullanmak = Mac Kullanmak

Geçtiğimiz sene eşime iMac almakla başlayan Mac yolculuğumuz büyük bir keyifle devam ediyor. O zamanlar daha yeni aldığım Asus laptop’u önce MacOs’a çevirmek sonra da satmak için ne kadar uğraştığımı “olMAC ya da olmaMAC” başlıklı şu yazıda uzuun uzun anlatmıştım. En nihayet kendime bir Mac Mini almayı başarmıştım. Zaten işyerinde daha öncesinden MacOs kurulu Dell Vostro kullanıyordum (bu Dell’lerin yerine de Mac Mini aldırma çalışmalarım hızla devam ediyor).

Hasılı, Mac kullanmaya başladığımdan beri bilgisayar karşısında işim gereği saatlerimi harcarken artık büyük bir keyif alıyorum. Çocukluğumdan beri bilgisayar başında sadece program yazdığımda (ve gençliğimde Tomb Raider oynadığımda) saatlerin nasıl geçtiğini anlamazdım. Şimdi bilgisayarı bir son kullanıcı olarak kullanırken de akıp gidiyor zaman.

Format denen illet hayatımdan uçup gitti. Antivirüs kurmak, crack aramak derdi kalmadı. Komut satırında coşmak istediğim zaman daha doğru düzgün tam ekran bile olamayan aptal CMD’ye mahkum olma devri bitti. Bir sunucuya bağlanmak için Putty gibi harici programları değil doğrudan kendi komut satırımı kullanabiliyorum. Dosyalarım disk üzerinde A, B, C gibi ayrı ayrı ağaçlarda değil, tek bir “/” köküne (root) bağlı. Unix’in 1970’lerden beri süregelen sapasağlam yapısını işletim sisteminin iliklerinde olduğunu bilmek bir nevi Hummer kullanmak gibi bir şey (Hiç Hummer’a binmedim ama herhalde sağlam bir arabadır).

iPhone Kursu 4. Ders: Tab Bar Controller

Yarın kursumuzun beşinci dersi var, bense daha dördüncü dersi yeni yazıyorum. Bugün bütün günümü üçüncü dersin ikinci kısmı olan Navigation Controller yazısını yazmaya harcadığım için -ve tahminimden çok daha uzun sürdüğü için- Tab Bar Controller’a anca sıra geldi. Uzun uzun yazmak gerçekten yorucu oluyor, ileride Video Blog şekline geçmeyi düşünebilirim.

Bu kez kısa kısa gitmeye çalışacağım. Bir önceki uzuun yazıyı iyice sindirdiyseniz temelde ondan farklı hiç bir şey yapmadığımızı göreceksiniz.

Bu dersde sıfırdan Tab Bar Controller kullanmayı göstermişti hocamız. Fakat notlarımı şirkette unuttuğum için dersteki örnek yerine yine bir önceki yazıdaki gibi Yemek Tarifleri uygulamasının başka bir versiyonu ile yazıya devam edelim. Tab Bar kullanmak asıl amacımız olacağı için daha önceki yazıda “Etli Yemekler, Zeytinyağlılar ve Çorbalar” şeklinde olan kategorileri bu kez Tab Bar’ımızın sekmeleri olarak düşünelim. Sekmelere basıldıkça birer liste çıksın ve içinde yemekler sıralansın (Table View Controller). En son sekme olarak da “Hakkımızda” sekmesini ekleyelim. Buna basıldığında programımız hakkında küçük bir bilginin yer aldığı ekran görünsün (Custom View Controller).

iPhone 3.Ders 2.Kısım: Navigation Controller ile Yemek Tarifleri Uygulaması

Kursda üçüncü dersin son kısmında hızlıca Navigation Controller’ı görmüştük fakat yazmaya fırsat bulamamıştık. İyi de oldu, çünkü tek bir yazıda uzun uzadıya bütün dersi anlatmaktansa konulara göre bölerek anlatmak daha iyi olur kanaatindeyim.

iPhone uygulamalarında en çok kullanılan view controller’lardan biri de Navigation Controller’dır. Navigation Controller’da hiyerarşik bir düzen vardır. Genelde Table View’larla beraber kullanılır. Kullanıcı ilk Table View’dan bir satıra tıkladığında o satırla ilgili yeni bir view çağrılır. Eğer bu da bir Table View ise burdaki bir satıra tıklandığında bir sonraki ilgili view çağrılır. Her bir alt kademedeyken bir üst kademeye geri dönmek için Uygulamanın üst kısmındaki bar’da geri dönüş butonları otomatik olarak çıkar (Tabi o ekran için bir title -başlık- yazmışsak).

Şimdi basit bir uygulama ile Navigation Controller’in detaylarına inelim. Yemekler adında küçük bir uygulama hazırlayalım, ilk ekranda “Etli Yemekler, Zeytinyağlılar ve Çorbalar” şeklinde yemek kategorileri listelensin. Etli Yemekler’e tıklandığında “Orman Kebabı, Hünkar Beğendi, İskender” sıralansın. Zeytinyağlılar’a tıklandığında “Taze Fasülye, İmam Bayıldı, Barbunya” sıralansın. Çorbalar’a tıklandığında “Ezo Gelin, Tarhana, Yayla, Şehriye” sıralansın. Aslında kursda bu örneği işlemedik ama nasılsa blog’da zamanımız daha bol olduğu için sindire sindire anlayalım diye bu tarz bir örnek kullanmak istedim.

Birden fazla Table View ile çalışmak

Eğer iPhone uygulamamızda birden fazla Table View kullanmak istiyorsanız ve kodlar da birbirine karışmasın diyorsanız aşağıdaki adımları takip ediniz:

  • View Based Application taslağı ile yeni bir proje oluşturun. (Bu yazı için hazırladığımız örnek projemize “CokluTablo” adını verdik. Dosya isimlendirmeleri bu şekilde yapılacaktır.)
  • Resurce klasöründeki CokluTabloViewController.xib dosyasını Interface Builder ile açıp içine Library’den 2 tane TableView  nesnesi yerleştirin. (Resim 1)
  • Xcode’a geri dönüp Classess klasörüne sağ tıklayın ve şu adımları seçin: Add -> New File -> UIViewController Subclass (seçeneklerden sadece UITableViewController subclass seçili olsun). (Resim 2)
  • Dosya adı olarak Tablo1.m yazın (Tablo1.h da otomatikmen oluşacaktır).
  • Aynı işlemi tekrar yapın ve dosya adı olarak Tablo2.m yazın.

iPhone Kursu 3. Ders: TableViewController

Malumunuz iki hafta önce Gelişim Platformu bünyesinde 60 saatlik iPhone Uygulama Geliştirme eğitime başladık. Kursda gördüğümüz konuları dilim döndüğünce burada paylaşmaya çalışıyorum. Konular ilerleyip karmaşıklaştıkça detayları paylaşmak daha yorucu olacağından şimdiden affınızı rica ediyorum.

Bu dersimizde ViewController’ları gördük. Bir kaç tanesine değindik, TableViewController ve Navigation Controller üzerinde denemeler yaptık. Diğer derslerde controller’lara devam edeceğiz.

iPhone için yazılan uygulamalar MVC (Model, View, Controller) prensibine dayanır. Kabaca ifade edersek; Model yapıları veritabanı ile olan alışverişi, View yapıları uygulamanın görsel kısımlarını oluşturur. Controller’lar ise bu ikisini koordine eden yapılardır.

Programcıların Makus Talihi: Göbek!

Bundan yaklaşık 17 sene önce daha 13 yaşımdayken Bilgisayar Mühendisi olmaya karar vermiştim. Türkiye Çocuk dergisini almayı bırakıp yine aynı firmanın bünyesinde yayın hayatına başlayan BYTE Türkiye’yi ilk sayısından itibaren almaya başlamıştım. Yazılardan hiç bir şey anlamıyordum ama okumak çok hoşuma gidiyordu. Yanlış hatırlamıyorsam bir yazıda bilgisayar mühendislerinin en büyük probleminin “kellik” olduğu yazıyordu. Yani hesap kitap ve programlama işi o kadar yoğun oluyordu ki adamcağızlarda saç baş kalmıyordu. Bu yazı baya baya beni üzmüştü ama programlama dünyasının büyülü kapısından içeri girince bütün üzüntüleri unutulup gitti. Aradan bu kadar zaman geçti. Çok şükür bilgisayar mühendisi olan hiç bir arkadaşımın saçına…

iPhone Kursu 2. Ders: Hello World!

Bu akşam iPhone Eğitimimizin 2. dersini gördük. Daha önce kendi başımıza uygulamalar yazmış olsak da sınıf olarak herşeye sıfırdan başladığımız için geçtiğimiz dersde Xcode’a tepeden bir bakış attık. Bugün de ilk “Hello World” uygulamamızı yaptık.

Uygulamaya geçmeden önce Mac tedarik edemeyen kursiyerlerin Windows makinelerinde çalışabilmeleri için önceden hazırlanmış ve içinde Xcode bulunan sanal makine (VMWare) imaj dosyası elden ele dolaştı (bu dosyanın linkini bulabilirsem bu sayfalarda yayınlayacağım). Ofisteki bir arkadaşımdan ödünç MacBook Air alamasaydım ben de bu kervana katılacaktım. Sanal makinelerle ne kadar uğraştığım blogun eski sayfalarında mevcut. Bu noktada hemen haklı eleştirimizi yapalım. Gelişim Platformu; yıllardır verdiği eğitimlerle ön planda olan bir dernek. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de iPhone uygulama eğitimi ilk kez GP tarafından veriliyor. Çok makbule geçtiğini -şahsen- ifade edeyim. Fakat bu kursa arkadaşlarımı çağırırken “bir şey getirmenize gerek yok, nasılsa iPhone eğitimini pc’lerde yapacak halimiz yok, orda Mac laboratuvarları vardır” demiştim. Fakat değil Mac, normal bir pc laboratuvarı bile göremedik. Neyse ki başvuranların sayısı çok fazla oldu da iki gruba bölünerek rahat bir ortamda ders almaya başladık.  İnşallah bu iPhone eğitimi daha pek çok kere verilecektir. GP’de güzel bir laboratuvar ile bu başarı karşısında kendini ve kursiyerlerini ödüllendirir.

Web sayfasından videoları kolayca indirmek

YouTube yada popüler video sitelerindeki videoları kolayca masaüstüne kaydetmek, hatta dilediğiniz formatta kaydetmek için Firefox’un harika bir plugini var: Video Download Helper. Videonun izlendiği sayfaya sağ tıkladığınızda DownloadHelper menüsünden “Ortam”ı tıkladığınızda indirmek istediğiniz videonun değişik ebatlardaki türevlerinden istediğinizi seçip doğrudan indirebilir yahut başka bir formata dönüştürüp kaydetmeyi seçebilirsiniz.

iPhone Kursu Başlıyor

1993 yılından bu yana iyi kötü programlama yapmaya çalışıyorum. Galip Özel’in kapağında çatlak bir yumurta olan GW Basic kitabıyla ve yeşil bir 5.25″ disketle bu dünyaya ilk adımımı atmıştım. 2000 senesinde PHP ile tanışana kadar kitaplarla MS Visual Basic’e kadar ilerlemiştim. 10 yıldır süren PHP serüvenimde ise en kıymetli başvuru kaynağım sevgili Dr. Hakkı Öcal’ın kitapçıkları olmuştu. Bu sene ise zilyon tane çevre değişkeninin de katkısıyla (bu blogda detayları mevcut) iPhone için uygulama geliştirme heyecanına kendimizi kaptırdık. Varı yoğu satıp mac’lere bulandık. IPhone için değil yerli bir kitap, internet üzerinde düzenli bir kaynak dahi olmadığından bu blogun sağ tarafında resmini…

Dört Dörtlük blog denince..

Bugün yıllardır tanıdığımız ama yüzyüze hiç görüşemediğimiz bir arkadaşımızın yazdığı kitabı okumaya başladım. Eşimle beraber başladık daha doğrusu. Dört dörtlük bir kalem ustasından; Zeynep Saylık’dan ve onun ilk kitabından bahsediyorum. Daha ilk bölümü bitirdim, ama ilk yıllardaki kalem cambazlığının tadını hemen aldım. Kitabın önsözündeki bir cümle hafızamı yeniledi. Zeynep Hanım’la daha doğrusu Dafi ile nasıl tanışmıştık? Doğru ya, onun internette tuttuğu bir günlüğü vardı. Üstelik daha blog kavramı henüz ortalarda yokken. http://www.daphne.8m.com adresindeki morlu, pembeli ve sade html olan bu günlük bana defalarca okuduğum “Çalıkuşu” ruhunu hissettirmişti hep. Renkli ve zaman zaman hırçın kişiliğinin bir nevi özeti olan kendi kaleminden…