"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ay: Ocak 2016

Kaliteli ve özgün içerik sunan 3 vlog

vlogEşimin vlog izleme hastalığı bana da bulaştı. Zaten Friendfeed, Twitter, Facebook ve Instagram dahil ne kadar sosyal medya platformu varsa hepsine benden önce kayıt olup kullanır. Ben en başta meeeh yapar “hayatta işim olmaz” der geçerim. Sonra bir bakmışım türk kahvesi fotoğrafı paylaşıyorum. Hay bin layk!

Vloglar da bu şekilde başladı. Gerçi hala eşim kadar izleyemiyorum, çünkü ilgi alanıma giren güzel ve yerli vlog bulmakta zorlanıyorum.

Geçtiğimiz aylarda SUV tarzı arabalara olan ilgim nedeniyle YouTube’da ne kadar test videosu varsa izlemiştim. Bunların hemen hepsi aynı klasik cümleleri kullanan, monoton bir anlatımla teknik detayları veren, garip süslü kelimelerle arabanın hatlarını anlatan insanlardı. Bazı amatörler araba almak isteyen vatandaş gibi test sürüşü sırasında arka koltukta oturan akrabasına video çektirmiş, yolda yanında oturan bayi yetkilisine bildiği şeyleri sorarak güya vlog hazırlamıştı. Ama bu kayıt bile bana diğerlerinden daha sıradışı gelmişti 🙂 Fakat hiç biri “bilinçli sürücünün adresi” mottosuyla yola çıkan, kökleri taa 2000 senesinde oluşturdukları otomobil konulu forumlara dayanan, And Mehmet Çetin’in kurduğu otopark.com gibi hem kaliteli hem de farklı değil!

Bu arkadaşlar bazen tek kişi, bazen bir kaç kişi olarak video çekiyorlar. Aracın her yanını mıncıklamadan, gıcırtı geliyor mu, geliyorsa nerden ne kadar geliyor diye bakmadan, 4×4 ise ne kadar çekiyor diye dağa bayıra çayıra sürmeden bırakmayan, test için BMW dahi olsa acımayan, gerektiğinde saatlerce çekici bekleyen gayretli, samimi ve hakikaten farklı bir iş ortaya koyan arkadaşlar. Nacizane tebrik ediyorum.

bmw

Günlerce Kadjar testi de yapsınlar diye beklediğimi biliyorum, çünkü diğer test yapanlar istediğim hususlara istediğim gibi, son kullanıcı gözünden bakmıyordu. Araba tümseklerden geçerken tak tuk sesleri çıkarıyor mu, trim sesleri denen yolda canınızı sıkan eklem yerlerinden sesler geliyor mu.. Bunlara her zaman cevap bulamıyorsunuz diğer videolarda.. Bu arkadaşlar ise bilhassa bunlara çok önem veriyorlardı. Ayrıca “Kadın Gözüyle” başlığı altında kadın sürücülerin deneyimlerini de paylaşıyorlar. Bu da diğerlerinden ayrılmalarını sağlayan önemli bir farklılık.

Büyüklere Oyuncak: GoPro Hero 4 Session

Son bir kaç yılda çocukken oyuncaklarımızda aldığımız keyfi yakaladığımız pek çok araç gereç kullandığımızı düşünüyorum. Gerçi benim gibi fazla oyuncağı olmadan büyüyen biriyseniz buna bir çeşit geçmişin acısını çıkarma da diyebiliriz.

Screen Shot 2016-01-19 at 01.38.37

Screen Shot 2016-01-19 at 02.02.14

Screen Shot 2016-01-19 at 02.07.11

Erkek çocuklar için en önemli oyuncak araba olduğundan büyüdüğümüzde ilk peşinden koştuğumuz ve en pahalı olan bu oluyor. Araba almak eskiden nasıldı bilmiyorum. Şuan bir sürü marka / model ve kampanya var. Çok fazla olmasa da düzenli bir geliri olan, azıcık kanaat etmesini bilen ve başka acil ödemesi olmayan herkes araba alabilir. Örnekleri etrafımda pek çok var. Kimisi profesyonel iş hayatının daha ilk yıllarında, kimisi ise yarı zamanlı öğrenci.. Diğer memleketleri bilemiyorum ama İstanbul’da tam zamanlı öğrenci olmak lüks gibi geliyor. Mezun olunca hem deneyim olarak hem maddi olarak dımdızlak ortada başlamak yerine biraz stresli de olsa yarı zamanlı bir iş kovalayıp akranlarından bir adım önde olmak mutlaka daha iyi olacaktır. Yarı zamanlı çalışmaktan kastım illa okuduğun bölüm değil, altından kalkabileceğin, eğitimini zorlamayacak, motivasyonunu zinde tutabilecek başka işler de olabilir. Yine bu cümleleri etrafımdaki örneklerden seçerek yazıyorum.

Araba olmadı madem, önce küçük oyuncakları toplayalım o zaman.. Kendi küçük, ceremesi ağır oyuncakların en meşhuru: Akıllı cep telefonu. Lise çağındakiler bile iPhone 6 kullanıyor artık. Bundan alâ oyuncak mı olur 🙂 Yalnız 3-4 yıldır telefonu elinden düşürmeyen biri olarak şunu söyleyeyim; iki aydır iki dirseğim de uyuşuyor. Beş dakika telefonla görüşsem klavyeyi kullanamaz oluyorum. Şuan bu yazıyı yazarken yere oturmuş, orta sehpanın üzerindeki klavyeye uzanıyordum. Baktım acı çekiyorum, klavyeyi sehpanın altındaki bölmeye koydum. Dirseklerimi uzatarak yazabiliyorum. Bir iki ay evvel annesini aynı şikayetten doktora götürmüş biri olarak dirseklerimde sinir sıkışması ihtimalinden korkuyorum. Havalar düzelince bir doktora gitmek gerek. Bu arada belirteyim; annem benim gibi telefon veya klavye kullanmaktan değil bütün gün dantel işlemekten muzdarip 🙂 Kendisi yıllar önce Carpal Tunnel ameliyatı da olmuştu ki bu da meşhur bir bt’ci hastalığıdır. Bileğimdeki bezeye ampirik bir röntgen çekersem onun da ilerde ameliyatlık olduğunu söyleyebilirim 🙂