"Enter"a basıp içeriğe geçin

BT Hayat Yazılar

Balkan Tatili mi kazandık :)

Geçen hafta bir aydır büyük bir gizlilikle üzerinde çalıştığım bir planı işlettik ve başarılı bir şekilde amacımıza ulaştık. Web teknolojileri ile doğrudan alakalı olduğu için buraya da yazmak istedim. Planım eşime 10. evlilik yıl dönümü olarak, yıllardır gitmeyi planladığımız Balkan tatilini  sanki bir tur şirketinin düzenlediği yarışmayı kazanmış gibi hissetirmekti. Tatil önceden hazırlanmayı icab ettiren bir süreç olduğu için yıldönümünde sabahın köründe “ta daaaa, hadi hazırlan 2 saat sonra uçağımız var, balkanlara gidiyoruz” desem olmazdı herhalde :))) O nedenle bu yarışma olayını düzenledim, hem hatırası olsun, hem de böyle bir yarışma tecrübesi yaşasın istedim 🙂 Tatili ayarlar ayarlamaz önce bir…

Daha dün Turkcell 3G Blogger Buluşmasındaydık

2009 Temmuz ayında Taksim Odabaşı’nda Turkcell’in düzenlediği 3G lansman buluşmasına gitmiştik. Nerdeyse 7 sene önce! 3G’nin gelmesine bir ay vardı. Turkcell hazırladığı ürünleri bize tanıtıyordu. Görüntülü görüşmeye imkan veren LG’nin telefon özellikli saati çok beğenilmişti. Eşimle o sene ilk akıllı telefonlarımızı almıştık. Ben malesef 1050 TL’ye içinde Windows Mobile 5.6 olan minicik ekranlı Samsun Omnia almıştım, eşime de 1250 TL’ye içinde iPhone OS (iOS değil) yüklü olan iPhone 3G almıştık. Bunları ödemek epey sürmüştü 🙂 Ben henüz daha Apple dünyasına giriş yapmamıştım, az buçuk Windows programlama bildiğim için Windows yüklü bir telefon daha mantıklı gelmişti. Daha rahat uygulama yazarım diye…

Dîni Sözlük iOS Uygulaması Yayında

Bir ay kadar evvel İhlas Holding AŞ tarafından hazırlanan Dîni Sözlük isimli bir eser olduğunu öğrendik. Böyle özenle hazırlanmış güzel bir kaynak varsa bunu iOS uygulaması neden olmasın deyip 1-2 gün içerisinde Şahika Hanım’ın katkılarıyla çok sade, şık bir tasarım yapıp uygulamayı hazırladık. Sözlüğün kaynağını Huzur Pınarı sağladı. Oradaki büyüklerimize uygulamayı yayınlamaya müsade ettikleri için ayrıca teşekkür ederiz. Dîni Sözlük’te 3500 dini terim bulunuyor. Ebruli Sözlük’te daha önce yaşadığımız acı tecrübeler olduğu için bu kez işimizi sağlam yaptık. Uygulamayı internete gerek kalmadan kullanabilir, sık karşılaştığınız kelimeleri daha kolay erişmek için favorilere ekleyebilirsiniz. Uygulamayı buradan indirebilirsiniz. Güle güle kullanalım 🙂 Not:…

Kitapi QR Reader – iOS – ve Uygulama Dükkanları Farkları

Bir önceki yazıda Android versiyonunun yayında olduğunu bildirdiğimiz Kitapi QR uygulamasının iOS versiyonu da nihayet Apple’ın derin incelemelerinden sonra yayına girdi. Google ve Apple arasında uygulamaları kabul etme açısından başından beri çok büyük farklar var. Apple her geliştiriciden yıllık 100 $ talep ediyor. Bu parayı ödemeye devam etmediğinizde uygulamalarınıza erişilemiyor. Yani artık kod yazmak istemiyorsanız dahi mevcut uygulamalarınız App Store’da kalsın diyorsanız 100 $ ödemeniz gerekiyor. Öte yandan Google sadece bir kereye mahsus 25 $ istiyor, başka bir şey istemiyor. Bu geliştiriciler için çok iyi. Tabi Google bunu babasının hayrına böyle yapmamıştır. Bu sayede Apple’dan çok sonra açtığı Play Store’daki…

Tablet uygulama mobil uygulama doğurdu!

Tam bu başlıkta yazdığımız gibi oldu! Neredeyse bir yıldır  yürüttüğümüz gönüllü girişimimiz ücretsiz kütüphane otomasyon projemiz Kitapi için inovatif sayılabilecek bir iPad uygulaması (KitPad) hazırlıyorduk. Bu iPad kütüphanenin içinde, duvarda sabit duracak, çocuklar da iPad’in QR kod okuma özelliğinden faydalanarak Kitapi üzerinde ödünç alma, teslim etme, kitap borcu sorgulama gibi temel işlemleri kimseyi meşgul etmeden kendi başlarına yapacaklardı. İlk etapta beş fonksiyonu bulunan bu uygulamanın henüz ortalarındayken aklımıza şu geldi: iPad’le QR kod okuyup Kitapi’nin apisi üzerinden veri çekebiliyorsak, bunun tersini de yapıp Kitapi’ye okuduğumuz QR’ları gönderip akıllı telefonumuzu QR okuyucu / QR Reader olarak kullanabilir miyiz diye düşündük. Aslında…

Ebruli Osmanlıca Sözlük Güncellendi

Ebruli Osmanlıca Sözlük uygulamamızın bir önceki sürümünde ilk çalıştırıldığında veritabanını hazırlarken seçtiğim metod başıma bir sürü işler açmış, AppStore’da kötü kötü yorumlara maruz kalmıştım. Bir önceki blog yazımda mevzuyu uzuun uzun inceleyerek başka developer arkadaşlar aynı hataya düşmesin diye yeni versiyonda kullandığım metodu anlattığım için bu yazıda sadece yeni versiyonun çıktığını haber vermek istiyorum. Yeni versiyonu AppStore’a 14 Şubat’ta göndermiştim, 2 günde incelenip yayına alınması iyi oldu. Mobilden bağlıysanız uygulamayı şuradan indirebilirsiniz.  

Core Data verisini dolu kullanmak – iOS

İlk ve tek ücretli iOS uygulamamız Ebruli Osmanlıca Sözlük’ün son sürümündeki bazı teknik sıkıntılar nedeniyle epey kötü yorum almış bir developer olarak diğer işlerimden vakit ayırıp bu sorunlu versiyonu düzeltmeye karar vermiştim. Yılbaşında bu fırsatı değerlendirip kodu gözden geçirmiş, sorunlu yerlerin civatalarını sıkılaştırmıştım ama istediğim gibi olmamıştı. Araya bir de gâvurların noel tatili girince uygulamayı AppStore’a gönderememiştim. Bu gece Ebruli’yi kökünden halletmeye karar verdim. Sorun şuydu: Uygulamanın son versiyonunda Apple’in kendi veritabanı sistemi olan Core Data’yı kullanmak istemiştim. Core-Data’nın kendisi de zaten SQLite tabanlı bir sistem ama kötü bir kod olmasın, abudik gubidik sqlite işlemleri yapmayayım diye bu yolu seçmiştim.…

Kaliteli ve özgün içerik sunan 3 vlog

vlogEşimin vlog izleme hastalığı bana da bulaştı. Zaten Friendfeed, Twitter, Facebook ve Instagram dahil ne kadar sosyal medya platformu varsa hepsine benden önce kayıt olup kullanır. Ben en başta meeeh yapar “hayatta işim olmaz” der geçerim. Sonra bir bakmışım türk kahvesi fotoğrafı paylaşıyorum. Hay bin layk!

Vloglar da bu şekilde başladı. Gerçi hala eşim kadar izleyemiyorum, çünkü ilgi alanıma giren güzel ve yerli vlog bulmakta zorlanıyorum.

Geçtiğimiz aylarda SUV tarzı arabalara olan ilgim nedeniyle YouTube’da ne kadar test videosu varsa izlemiştim. Bunların hemen hepsi aynı klasik cümleleri kullanan, monoton bir anlatımla teknik detayları veren, garip süslü kelimelerle arabanın hatlarını anlatan insanlardı. Bazı amatörler araba almak isteyen vatandaş gibi test sürüşü sırasında arka koltukta oturan akrabasına video çektirmiş, yolda yanında oturan bayi yetkilisine bildiği şeyleri sorarak güya vlog hazırlamıştı. Ama bu kayıt bile bana diğerlerinden daha sıradışı gelmişti 🙂 Fakat hiç biri “bilinçli sürücünün adresi” mottosuyla yola çıkan, kökleri taa 2000 senesinde oluşturdukları otomobil konulu forumlara dayanan, And Mehmet Çetin’in kurduğu otopark.com gibi hem kaliteli hem de farklı değil!

Bu arkadaşlar bazen tek kişi, bazen bir kaç kişi olarak video çekiyorlar. Aracın her yanını mıncıklamadan, gıcırtı geliyor mu, geliyorsa nerden ne kadar geliyor diye bakmadan, 4×4 ise ne kadar çekiyor diye dağa bayıra çayıra sürmeden bırakmayan, test için BMW dahi olsa acımayan, gerektiğinde saatlerce çekici bekleyen gayretli, samimi ve hakikaten farklı bir iş ortaya koyan arkadaşlar. Nacizane tebrik ediyorum.

bmw

Günlerce Kadjar testi de yapsınlar diye beklediğimi biliyorum, çünkü diğer test yapanlar istediğim hususlara istediğim gibi, son kullanıcı gözünden bakmıyordu. Araba tümseklerden geçerken tak tuk sesleri çıkarıyor mu, trim sesleri denen yolda canınızı sıkan eklem yerlerinden sesler geliyor mu.. Bunlara her zaman cevap bulamıyorsunuz diğer videolarda.. Bu arkadaşlar ise bilhassa bunlara çok önem veriyorlardı. Ayrıca “Kadın Gözüyle” başlığı altında kadın sürücülerin deneyimlerini de paylaşıyorlar. Bu da diğerlerinden ayrılmalarını sağlayan önemli bir farklılık.

Büyüklere Oyuncak: GoPro Hero 4 Session

Son bir kaç yılda çocukken oyuncaklarımızda aldığımız keyfi yakaladığımız pek çok araç gereç kullandığımızı düşünüyorum. Gerçi benim gibi fazla oyuncağı olmadan büyüyen biriyseniz buna bir çeşit geçmişin acısını çıkarma da diyebiliriz.

Screen Shot 2016-01-19 at 01.38.37

Screen Shot 2016-01-19 at 02.02.14

Screen Shot 2016-01-19 at 02.07.11

Erkek çocuklar için en önemli oyuncak araba olduğundan büyüdüğümüzde ilk peşinden koştuğumuz ve en pahalı olan bu oluyor. Araba almak eskiden nasıldı bilmiyorum. Şuan bir sürü marka / model ve kampanya var. Çok fazla olmasa da düzenli bir geliri olan, azıcık kanaat etmesini bilen ve başka acil ödemesi olmayan herkes araba alabilir. Örnekleri etrafımda pek çok var. Kimisi profesyonel iş hayatının daha ilk yıllarında, kimisi ise yarı zamanlı öğrenci.. Diğer memleketleri bilemiyorum ama İstanbul’da tam zamanlı öğrenci olmak lüks gibi geliyor. Mezun olunca hem deneyim olarak hem maddi olarak dımdızlak ortada başlamak yerine biraz stresli de olsa yarı zamanlı bir iş kovalayıp akranlarından bir adım önde olmak mutlaka daha iyi olacaktır. Yarı zamanlı çalışmaktan kastım illa okuduğun bölüm değil, altından kalkabileceğin, eğitimini zorlamayacak, motivasyonunu zinde tutabilecek başka işler de olabilir. Yine bu cümleleri etrafımdaki örneklerden seçerek yazıyorum.

Araba olmadı madem, önce küçük oyuncakları toplayalım o zaman.. Kendi küçük, ceremesi ağır oyuncakların en meşhuru: Akıllı cep telefonu. Lise çağındakiler bile iPhone 6 kullanıyor artık. Bundan alâ oyuncak mı olur 🙂 Yalnız 3-4 yıldır telefonu elinden düşürmeyen biri olarak şunu söyleyeyim; iki aydır iki dirseğim de uyuşuyor. Beş dakika telefonla görüşsem klavyeyi kullanamaz oluyorum. Şuan bu yazıyı yazarken yere oturmuş, orta sehpanın üzerindeki klavyeye uzanıyordum. Baktım acı çekiyorum, klavyeyi sehpanın altındaki bölmeye koydum. Dirseklerimi uzatarak yazabiliyorum. Bir iki ay evvel annesini aynı şikayetten doktora götürmüş biri olarak dirseklerimde sinir sıkışması ihtimalinden korkuyorum. Havalar düzelince bir doktora gitmek gerek. Bu arada belirteyim; annem benim gibi telefon veya klavye kullanmaktan değil bütün gün dantel işlemekten muzdarip 🙂 Kendisi yıllar önce Carpal Tunnel ameliyatı da olmuştu ki bu da meşhur bir bt’ci hastalığıdır. Bileğimdeki bezeye ampirik bir röntgen çekersem onun da ilerde ameliyatlık olduğunu söyleyebilirim 🙂

Harekette Bereket Vardır

Teknopark’taki firmamız 4 gündür tadilat içerisinde. Ofis içerisindeki camekanlı bölümlerin yerini değiştiriyoruz. Yazın piştiğimiz pencere kenarları şimdi toplantı odası ve diğer yönetici odaları haline geliyor. Biz cam kenarı sakinleri olduğumuz gibi orta alanda stajyerlerimizden başka hemen hiç kullanılmayan kısma geçiyoruz. Bu son ofisimizde 4-5 yıldır çalışıyoruz. Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde olduğumuz için burayı çok seviyorum. Yanımızda yükselen diğer teknopark bloklarının inşaatını saymazsak hiç trafik ve gürültü yok diyebiliriz. En azından kampüsün içinde yok 🙂 Üstelik kampüs çok geniş ve yemyeşil. Orta bahçe ve etrafındaki eski osmanlı kışla binası zaten paha biçilemez güzellikte. Hal böyle olunca buradan vazgeçmek zaten…