"Enter"a basıp içeriğe geçin

BT Hayat Yazılar

Mac Mini’mi Yapay Zeka Sunucusuna Çevirdim

Uzun süredir aklımın bir köşesinde duran bir şeyi sonunda hayata geçirdim: Bir kaç ay önce TurkNet’in 1000 mpbs download 1000 mpbs upload hizmetini almaya başladığım gün “ofis bilgisayarı” olarak ofiste tuttuğum M4 Mac Mini’yi sıfırlayıp bir “web server” haline getirmiştim. 30+ irili ufaklı blog ve web sitesini host etmek için gayet iyi olsa da yeni duyduğum CloudPanel’in de gazıyla Hetzner’a bir sunucu daha açıp bu ufak hostingleri oraya geri koydum. CloudPanel kadar sevindiğim diğer husus; bu sitelerin çoğu WP olduğu için hepsini birden yönetecek bir eklenti varmış. Onu da kurup 20 yılda sayısı 30’a yaklaşan blogları tek yerden yönetmeyi anca…

AI ile yeni tarz: Augmented Developer

Son zamanlarda fark ettiğim bir şeyi yazmak istiyorum: Ben yapay zekayı sandığımdan çok daha fazla kullanıyormuşum. Hani “arada açıp bir şey soruyorum” seviyesinde değil bu; neredeyse günün içine görünmeden yayılmış, yaptığım işlerin doğal bir parçası haline gelmiş. İlginç olan şu ki, bu geçiş çok ani olmadı. Yavaş yavaş oldu ve ben bunun farkına ancak geriye dönüp baktığımda vardım. İlk temas tabii ki ChatGPT ile başladı. Muhtemelen çoğumuz gibi ben de ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıyorum. Başta merak, sonra alışkanlık, sonra da bağımlılığa yakın bir ilişki… Bugün geldiğim noktada ChatGPT benim için bir araçtan çok daha fazlası. Bazen bir danışman, bazen…

Hiç Kod Yazmadan Bir Haber Sitesi Yaptık

Bir süredir yapay zeka ile Kitapi’nin yeni yönetim panelini yazmayı tecrübe ediyordum. Aslında bu süreç başlı başına ilginçti; bir şey söylüyorsun, tarif ediyorsun, o yazıyor, sen de sonucu izliyorsun. Fakat işin bir de şöyle bir tarafı var: Yapay zeka kod yazarken sen doğal olarak bekliyorsun. Yani aktif olarak üretmediğin ama bir şeyin üretilmesini izlediğin garip bir zaman aralığı oluşuyor. Ben de o boşluklarda klasik kaçışlara yönelmeye başladım. Biraz YouTube, biraz haber siteleri… Ama bunu sık sık yapmaya başlayınca fark ettim ki aslında ortada tüketilecek yeni bir şey yok. Sayfayı yeniliyorsun, aynı içerikler. Birkaç dakika dolaşıp çıkıyorsun. Sonra eskiden yaptığım bir…

Bir gün kendimizi bir “Agent Store”da mı satacağız?

AI çok hızlı ilerliyor.Neredeyse her birkaç ayda bir, bir yıl önce imkânsız gibi görünen yeni bir şey ortaya çıkıyor. Bu karikatür de o karmaşaya benim küçük katkım. (Biraz şüpheli bir şaka!) Eskiden kendi karikatürlerimi kendim çizerdim. Ama yeterli yeteneğim ve motivasyonum olmayınca işi AI’ya bırakmaya karar verdim. Bu da ilk deneme 🙂 AI gerçekten fırtına gibi geliyor ve bazı insanların sandalyelerini almaya başladı bile. Ciddiyim. Yakın çevremde bunun üç farklı örneğini duydum. Belki dördüncü kişi ben olurum. Ama sandalyeyi kaybeden değil de, işi yapmak için bir AI ajanı kiralayan taraf olurum belki. Umarım mecbur kalmam. Bu yazıda biraz AI’ın geleceği…

Pasta bulamazsak ekmek yeriz

Pastayı bulamadığımız için değil de üç dört aydır devam ettirdiğim “sağlıklı beslenme” diyeti nedeniyle bu kez pas geçtik. İnşallah bundan sonra da yemeğe niyetim yok. Büyük konuşmayayım tabi. Sağlıklı beslenme fikri bir akademisyen diyetisyenin doktora çalışmasına katılınca başladı. Kendi doktorum böyle bir çalışmaya katılıp ilime bilime faydalı olmak ister misin deyince “bedava diyetisyen” ampülü kafamda hemen yandığı için seve seve kabul ettim. Diyetisyen doktorumuz iki grupdan bahsetti. Biri çalışma grubu diğeri kontrol grubu idi sanırım. Yani bir kısım iki ay boyunca belirlenen diyeti yapacak, diğeri yapmayarak deneye katılacak. Beni diyet yapacak gruba almaları için hemen atıldım. Aradığım fırsat ayağıma gelmişti.…

2025’e veda ederken

Eskiden yani 90’lı yılların başında ortaokula gittiğim dönemlerde günlük yapraklı takvimden başka evimizde aylık duvar takvimleri de olurdu. Uzun, dikdörtgen şeklinde, üzerinde bir ayın bütün günlerini görebiliyordunuz. Bunlardan günümüzde de var tabi ama benim bahsettiğim takvimlerde hicri aylar da yazardı. Yani henüz hicri kameri aylar matbuatımızda yerini kaybetmemişti. Şimdilerde mübarek üç aylardan başka diğer ayları takip edemiyoruz maalesef. Halbuki “ay” kelimesi bile aslında Ay’a göre olmasından geliyordu. Güneş takvimindeki 12 “ay” başka bir şey idi belki de.

Macos komut satırından bir şeyi kopyalayıp yapıştırmak

Elbette fare kullanarak komut satırı / terminal ekranından bir şeyi kopyalayıp yapıştırabilirsiniz. Fakat ben uzun bir environment (.env) dosyasını cat ettiğimde bunu kopyalamak için fareyi dosya boyunca yukarı doğru çekmek fikrini sevmedim. Onun yerine cat ettiğim dosyayı doğrudan clipboard’a (macos dünyasında meğer bunun adı pasteboard’mış) aktarmak daha kolay bir yöntem olurdu. Her Türk gibi ben de GPT’ye sordum ve beklediğim üzere böyle bir komut olduğunu öğrendim. Aslında iki komut: Biri pbcopy, diğer pbpaste. veya Bu şekilde kullandığınızda dosyanın içini doğrudan panoya aktarmış oluyorsunuz. Panodaki kopyalanmış bilginin içeriğini görmek için de komut satırında demek yeterli.

Scrolling yüzünden tahammülsüz hale geldik

Siz de hem kendinizi hem de etrafınızdaki insanları artık “tahammülsüz” olarak mı görüyorsunuz. Ben neredeyse iki yıldır bu artışı hissediyorum. Başta kendim tabi. Sonra profesyonel destek aldım -halen devam ediyorum- ve şimdi daha iyi olduğumu düşünüyorum. En azından sürekli tahammülsüz değilim. Dün bir arkadaş ortamında muhabbet ederken bu konu açıldı. Ben de bunun nedeni ne olabilir acaba diye düşündüm ve suçu scrolling’de buldum. Evet! Bence mantıklı bir çıkarım. Scrolling yaparak yani telefonu ya da tableti / bilgisayarı elimize alıp dakikalarca yukarı kaydır (scroll) yapıyorsak ve artık eskisi gibi “uzun” vlogları, videoları izleyemiyorsak işte bunun nedeni bu scrolling. Ben bir ara…

Babalar günün kutlu olsun Hakkı Baba

Babası olmadan büyüyen biri olarak “baba” kavramı çok net değildir içimde. Ama hiç eksikliğini hissetmediğimi çok iyi biliyorum. Ta ki neredeyse 20 sene önce eşimi sevgili (artık rahmetli) kayın babamdan istemeye gidene kadar. O zamanlar Amerika’da yaşıyor olmasaydı işte bu resimdeki Hakkı abim, bir baba gibi benimle gelirdi eminim. Zira iki tarafı da tanıyordu. Çünkü eşimle Hakkı abimizin 2000’lerde yazdığı PHP kitapçığı sayesinde tanışmıştık. Kitapçıkta örnek isimler olarak benim, eşim Şahika Hanımın ve o zamanlar Hakkı abiyi takip eden başka bir kaç arkadaşın daha isimlerini kullanmıştı hep. O vesile ile Şahika Hanımı merak etmiş ve tanışmış, nihayet evlenmiştik. Dr. Hakkı…