"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Web

WordPress’de YouTube videolarının düzgün görüntülenmesi için plugin: Fluidvids

Sayfalarınıza embed olarak eklediğiniz YouTube videolarının sayfanın genişliğine ve bağlandığınız cihaza göre tam oturması yani responsive olması için CSS ile birazcık takla atmanız gerekiyor. Bootstrap…

Swift ile İlk Randevu: Kadın & Sanat

screen322x572Objective-c öğrenebildiğim ilk C türevi programlama dili olduğu için seviniyordum. Çocukluğumda C’yi duymamıştım. GW-Basic, Q-Basic derken Visual Basic’le masaüstü programcılıkta epey vakit geçirmiştim. Sonra HTML-PHP ile web teknolojilerine giriş yapınca C’yi öğrenmeye fırsat kalmadı. Tabi burda syntax’ı yani yazım kurallarını öğrenmeyi kast etmiyorum. C dilinde proje yapıp o dile en azından temel seviyede hakim olmayı kast ediyorum.

İşte Objective-C’yle 2010’da başlayan maceram az buçuk ilerleyince hele şükür C türevi bir dil öğrenmek nasip oldu demiştim. Gerçi bir parantez daha açalım.. Neden C? Çünkü uzun yıllar (10 sene) script dillerle vakit geçirince içinizde ukde kalıyor. Daha sağlam, bütün bu dillerin yazıldığı ana dile de hakim olmak, derinde bir yerde hep aklınızı kurcalıyor. Yani Matrix’de mutlu mesut yaşamak yetmiyor, ne kadar karanlık da olsa ötesini de görmek istiyorsunuz. İşte o nedenle illa C!

Gel gelelim Objective-C’nin diğer dillerden farklı köşeli parantezli yazım şekli, fonksiyonların parametrelerinin ne olduğunu unutmamanı sağlayan değişkenlerin başlıkları ilk başta zor gelse de alışınca çok hoşuma gitmişti. PHP’yi filan bırakıp tamamen iOS developer olmayı bile çok kere düşünmüştüm. Ben PHP’yi bırakmaya çalıştıkça Laravel’di NodeJS’di derken daha da sarılmak icab ediyor, o ayrı..

Sonra ne oldu? Bir kaç sene evvel bir Apple etkinliğinde Swift duyuruldu! Ne yalan söyleyeyim, hiç hoşuma gitmedi bu haber.. Adında bir kere C yok. Resmen harf inkılabından sonra bir gecede cahil bırakılan Osmanlı memurları gibi oldum. O kadar üzüldüm.

Ücretsiz Sosyal Kütüphane Yazılımı: Kitapi

kitapi_logoBir proje belli bir olgunluğa gelmeden ondan bahsedince mutlaka bir aksilik çıkıyor, projeyi sonlandıramıyorum. O nedenle Kitapi‘den bahsetmek için 3 ay bekledim.

Yeri gelmişken “proje” tabirini sevgili Dr. Hakkı Öcal’dan duyduğum haliyle burada zikredelim. Malum herşeye “proje” demeye pek bir alıştık: Proje, kafanda tasarladığın şeyin kağıda kaleme dökülmüş haline denir, yoksa aklına gelen her düşünce proje değil, “fikir”dir.

Kitapi, Anadoludaki bütün okulların kütüphanelerinde ücretsiz kullanılmak üzere gönüllü olarak yazmaya başladığımız bir otomasyon programı. İnternet ya da meşhur tabiri ile “bulut” tabanlı olduğu için kurulum gerektirmez ve internet+tarayıcı olan her bilgisayarda tablette ya da akıllı cep telefonunda çalışabilir.

Projeyi “Sosyal Kütüphane Yazılımı” olarak adlandırıyoruz. Çünkü klasik bir otomasyondan ziyade kullanıcıların da işin içinde olduğu, sosyalleşebileceği bir mecra haline getirmeyi planlıyoruz. Şöyle ki; üyeler kütüphaneden ödünç kitap almakla kalmayacak, okudukları kitaplar hakkında yorum yapıp puan verebilecek, kendi kütüphanelerinden veya başka kütüphanelerden üyeleri takip edip ne okuduklarına bakabilecek, bunlar hakkında yorum yapabilecekler. Aradıkları kitapları kendi kütüphanelerinde bulamazlarsa başkalarını kontrol edebilecek, kütüphanedeki eserlerin bilgilerinin güncel tutulmasına yardımcı olabilecekler. Sisteme katkıda bulundukları ve üyelerle etkileşime geçtikleri ölçüde puan kazanacaklar ve çeşitli başlıklar altında birbirileri ile yarışabilecekler.

Screen Shot 2015-06-30 at 04.31.37