"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Sağlık

Pasta bulamazsak ekmek yeriz

Pastayı bulamadığımız için değil de üç dört aydır devam ettirdiğim “sağlıklı beslenme” diyeti nedeniyle bu kez pas geçtik. İnşallah bundan sonra da yemeğe niyetim yok. Büyük konuşmayayım tabi. Sağlıklı beslenme fikri bir akademisyen diyetisyenin doktora çalışmasına katılınca başladı. Kendi doktorum böyle bir çalışmaya katılıp ilime bilime faydalı olmak ister misin deyince “bedava diyetisyen” ampülü kafamda hemen yandığı için seve seve kabul ettim. Diyetisyen doktorumuz iki grupdan bahsetti. Biri çalışma grubu diğeri kontrol grubu idi sanırım. Yani bir kısım iki ay boyunca belirlenen diyeti yapacak, diğeri yapmayarak deneye katılacak. Beni diyet yapacak gruba almaları için hemen atıldım. Aradığım fırsat ayağıma gelmişti.…

Scrolling yüzünden tahammülsüz hale geldik

Siz de hem kendinizi hem de etrafınızdaki insanları artık “tahammülsüz” olarak mı görüyorsunuz. Ben neredeyse iki yıldır bu artışı hissediyorum. Başta kendim tabi. Sonra profesyonel destek aldım -halen devam ediyorum- ve şimdi daha iyi olduğumu düşünüyorum. En azından sürekli tahammülsüz değilim. Dün bir arkadaş ortamında muhabbet ederken bu konu açıldı. Ben de bunun nedeni ne olabilir acaba diye düşündüm ve suçu scrolling’de buldum. Evet! Bence mantıklı bir çıkarım. Scrolling yaparak yani telefonu ya da tableti / bilgisayarı elimize alıp dakikalarca yukarı kaydır (scroll) yapıyorsak ve artık eskisi gibi “uzun” vlogları, videoları izleyemiyorsak işte bunun nedeni bu scrolling. Ben bir ara…

Koronamadık!

Bir iki haftadır haftada bir kaç gün işe gidiyordum. İki hafta önce yıllar sonra ilk “yüz yüze” toplantımızı da yapmıştık. Tam her şey normalleşiyor sanıp hevesleniyordum ki hiç beklediğim bir şekilde geçen perşembe akşamı boğazım gıdıklanmaya başladı. Havalar çok sıcak olduğu için arabada hep çalıştırdığım “klimadandır” diye ilk gece kendimi kandırdım. Ertesi sabah şişmiş, kızarmış bir boğazla uyanınca doktor arkadaşıma danıştım. Test olmamı tavsiye etti. O uzun çubuğun burnuma sokulması fikri hiç hoşuma gitmediği için hafta sonu hele bi geçsin dedim. Ama evde kendimi yarım da olsa izole ettim. Dışarı hiç çıkmadım. Evde çocuklara çok yaklaşmadım, salona da sadece kahvaltı…

Arada dinlenmek lazım

Tercih.tv projesi gibi yoğun bir çalışma temposunun ardından bayram tatilini de bahane ederek yıllık izin kullandık. Bayramı Gönen’de eşimin memleketinde geçirdikten sonra uzun bir süredir hosting hizmetini verdiğimiz Hotel Palmyra‘nın daveti üzerine önceden planladığımız şekilde Dalyan‘a gittik. Bu, hayatımdaki ikinci tatildi. İlkini de 2009’da Kabatepe‘de geçirmiştik. Kabatepe’deki kamptan sonra böyle güzel bir tatil geçiremeyiz diye düşünmüştük ama 5 günlük Dalyan tatili harikaydı. Bir kaç güne kadar detaylı bir şekilde Gezentigiller bloğumuzda yer alacağı için burada kısaca bahsetmek istiyorum. İlk gece 12.00 sularında Ortaca üzerinden Dalyan’a vardık. Otelimize yerleştik. İlk gün Dalyan içini kısaca keşfedip öğleden sonra dolmuş motorlarla Kral Mezarlıkları‘nın…

Kas Hastalıkları Derneği, Farkındalık Toplantısı

Bugün, eşimle birlikte Yeşilköy’deki Kas Hastalıkları Derneği‘ndeydik. Bir hafta kadar önce Dr. Hakkı Öcal’ın (yani Hakkı Abi) ve sevgili arkadaşımız Bahtiyar Dilek’in katkılarıyla neredeyse 10 yılı aşkın bir süredir gıyaben tanıştığımız bilişimci arkadaşlarla ortaklaşa kararlaştırdığımız bir etkinlikti bu. Ben son bir haftasını biliyorum, ama aylar öncesinden konuşulmaya başlandığını Facebook yorumlarından hatırlıyorum. Etkinliğe ev sahipliği yapan ve bizim bilinçlenmemiz için dil döken, uğraşan dernek yöneticilerine ve kas hastalıklarının verdiği onca zorluklara rağmen canla başla çalışan başta Bahtiyar olmak üzere tüm sevgili arkadaşlarımıza nacizane teşekkür ediyorum. Etkinlikte ilk önce katılımcı arkadaşlar kısaca kendilerinden bahsettiler. Edirne’den, Tokat’tan gelen arkadaşlarımız vardı. 1998-99 yıllarından beri…

Programcıların Makus Talihi: Göbek!

Bundan yaklaşık 17 sene önce daha 13 yaşımdayken Bilgisayar Mühendisi olmaya karar vermiştim. Türkiye Çocuk dergisini almayı bırakıp yine aynı firmanın bünyesinde yayın hayatına başlayan BYTE Türkiye’yi ilk sayısından itibaren almaya başlamıştım. Yazılardan hiç bir şey anlamıyordum ama okumak çok hoşuma gidiyordu. Yanlış hatırlamıyorsam bir yazıda bilgisayar mühendislerinin en büyük probleminin “kellik” olduğu yazıyordu. Yani hesap kitap ve programlama işi o kadar yoğun oluyordu ki adamcağızlarda saç baş kalmıyordu. Bu yazı baya baya beni üzmüştü ama programlama dünyasının büyülü kapısından içeri girince bütün üzüntüleri unutulup gitti. Aradan bu kadar zaman geçti. Çok şükür bilgisayar mühendisi olan hiç bir arkadaşımın saçına…