"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Hayat

20 Yıl Çabucak Geçti

Bugün 28 Mayıs 2026. Sevgili eşim Şahika ile yuvamızı kuralı bugün tam 20 yıl olmuş. Daha gezentigiller.com‘da son gününü yazamadığım bir haftalık Balkan turu gezimiz bizim 10. yıl kutlamamızdı ve sanki bir kaç sene önceydi gibi geliyor. Günler o kadar çabuk geçiyor ki. Bir büyüğümüzün dediği gibi yıllar ay gibi, aylar hafta gibi, haftalar gün gibi geçiyor artık. Zamanın bereketi kalmadı. Ömür geçip gidiyor. Eskiden böyle değildi, ama çok da eskiyi kastetmiyorum. Mesela 2008’de ilk arabamızı aldığımızda sadece 2 yıldır evliydik ve sanki o arabayı almakta çok gecikmiştik. Şimdiye çoktaaan almalıydık gibi gelmişti. O eski püskü Palio ile 10 saatte…

Memleketim Rizeden iki güzel haber

Bu hafta memleketim Rize hakkında iki güzel videoya denk geldim. Bunlardan biri 138 yıllık tarihi bir köprüyle ilgiliydi. Rize’de Kale Mahallesi’nde yapılan bir yol çalışması sırasında tarihi bir köprü ortaya çıkarılmış. Köprü, sapasağlam bir şekilde toprağın altında kalmış. Aslında bu köprü, 1920’li ve 30’lu yıllarda çekilmiş Rize fotoğraflarında “Çıtağan Köprüsü” adıyla bilinen köprüymüş. 1960’larda yol kotunun yükselmesiyle buradan yol geçirilirken üzeri kapatılmış. Köprünün Osmanlıca kitabesine de ulaşılmış. Rizeli şair Şakir Agahi Efendi tarafından 20 Zilhicce 1305 (Miladi 1888) olarak tarihlenen bu kitabeden, köprünün Zırhzade Hacı İzzet Efendi adlı Rizeli bir esnaf adına, varisleri tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor. Hacı İzzet Efendi’nin Bağdat’ta…

Kitapi 11 yaşında!

Zaman ne çabuk akıp gidiyor. 2015’te başladığımız yolculuğun üzerinden 11 sene geçmiş bile. Bu kadar zaman içerisinde 1 milyon 660 bin ödünç alma işlemi Kitapi üzerinden yapıldı! Bu daha anlaşılır bir ifadeyle her gün ortalama 400+ kitap alışverişine denk geliyor. İnşallah bu 400’ün yanına bol bol sıfırlar koyabildiğimiz nice senelere ulaşırız.

Karakuyruk Geri Dönüyor

Yapay zeka sağolsun, sayesinde belki orijinalliğimiz azaldı ama üretkenliğimiz arttı! Hep içimde uhde kalan ve yıllar önce deneyip 4 ayrı sezonda 100+ karikatürünü kendi çapımda karaladığım Karakuyruk karakterimi yeniden AI destekli olarak geri döndürüyorum. ChatGPT ile iki ay önce öylesine denemeler yaparken önce kendi orijinal çizimlerimi GPT ile daha “orantılı, düzgün” hale getirmekle başladım. Fakat yapmışken neden “daha güzel” çizilmiş bir karikatür deneyimi olmasın ki dedim ve GPT ile Karakuyruk’u belli bir olgunluğa getirdik. Ondan sonra bazı eski karikatürleri bu yenilenmiş Karakuyruk’la GPT’ye çizdirmeye başladım. Tabi tek promptla istediğim noktaya ulaşamıyordum ama yine de benim kargacuk burgacık çizgilerimden çok daha…

Yapay zeka konusunda aydınlanma için parola: “Papaya Kodu”

Baştan söyleyeyim. Bu yazı orijinal olarak Hasan Civelek’in kalemindendir. ChatGPT’ye iki kere denettirdim, benim duygularımla yazamadı bu konuyu. O nedenle kendim kaleme almaya karar verdim. AI sayesinde kendimi 10 kaplan gücünde hissedip her gün bir başka side-project yaptığım o anlardan birinde kendimi CoPilot ile chat yaparken buldum. Aslında ChatGPT’den duyduğum OpenRoute’u denemek için kollarımı sıvamıştım. OpenRoute en kaba tabiriyle ücretli popüler AI API’lerine ayrı ayrı para verip ayrı api-key’leri yönetmektense tek ona para verip onun içinden o modelleri seçmenizi sağlayan bir platform. Hazır ona para vermişken kod yazdırmak için ödediğim diğerlerinin planlarını iptal ediyordum yeniden yeniden ödeme almasınlar diye. Sıra…

Mac Mini’mi Yapay Zeka Sunucusuna Çevirdim

Uzun süredir aklımın bir köşesinde duran bir şeyi sonunda hayata geçirdim: Bir kaç ay önce TurkNet’in 1000 mpbs download 1000 mpbs upload hizmetini almaya başladığım gün “ofis bilgisayarı” olarak ofiste tuttuğum M4 Mac Mini’yi sıfırlayıp bir “web server” haline getirmiştim. 30+ irili ufaklı blog ve web sitesini host etmek için gayet iyi olsa da yeni duyduğum CloudPanel’in de gazıyla Hetzner’a bir sunucu daha açıp bu ufak hostingleri oraya geri koydum. CloudPanel kadar sevindiğim diğer husus; bu sitelerin çoğu WP olduğu için hepsini birden yönetecek bir eklenti varmış. Onu da kurup 20 yılda sayısı 30’a yaklaşan blogları tek yerden yönetmeyi anca…

AI ile yeni tarz: Augmented Developer

Son zamanlarda fark ettiğim bir şeyi yazmak istiyorum: Ben yapay zekayı sandığımdan çok daha fazla kullanıyormuşum. Hani “arada açıp bir şey soruyorum” seviyesinde değil bu; neredeyse günün içine görünmeden yayılmış, yaptığım işlerin doğal bir parçası haline gelmiş. İlginç olan şu ki, bu geçiş çok ani olmadı. Yavaş yavaş oldu ve ben bunun farkına ancak geriye dönüp baktığımda vardım. İlk temas tabii ki ChatGPT ile başladı. Muhtemelen çoğumuz gibi ben de ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıyorum. Başta merak, sonra alışkanlık, sonra da bağımlılığa yakın bir ilişki… Bugün geldiğim noktada ChatGPT benim için bir araçtan çok daha fazlası. Bazen bir danışman, bazen…

Bir gün kendimizi bir “Agent Store”da mı satacağız?

AI çok hızlı ilerliyor.Neredeyse her birkaç ayda bir, bir yıl önce imkânsız gibi görünen yeni bir şey ortaya çıkıyor. Bu karikatür de o karmaşaya benim küçük katkım. (Biraz şüpheli bir şaka!) Eskiden kendi karikatürlerimi kendim çizerdim. Ama yeterli yeteneğim ve motivasyonum olmayınca işi AI’ya bırakmaya karar verdim. Bu da ilk deneme 🙂 AI gerçekten fırtına gibi geliyor ve bazı insanların sandalyelerini almaya başladı bile. Ciddiyim. Yakın çevremde bunun üç farklı örneğini duydum. Belki dördüncü kişi ben olurum. Ama sandalyeyi kaybeden değil de, işi yapmak için bir AI ajanı kiralayan taraf olurum belki. Umarım mecbur kalmam. Bu yazıda biraz AI’ın geleceği…

Pasta bulamazsak ekmek yeriz

Pastayı bulamadığımız için değil de üç dört aydır devam ettirdiğim “sağlıklı beslenme” diyeti nedeniyle bu kez pas geçtik. İnşallah bundan sonra da yemeğe niyetim yok. Büyük konuşmayayım tabi. Sağlıklı beslenme fikri bir akademisyen diyetisyenin doktora çalışmasına katılınca başladı. Kendi doktorum böyle bir çalışmaya katılıp ilime bilime faydalı olmak ister misin deyince “bedava diyetisyen” ampülü kafamda hemen yandığı için seve seve kabul ettim. Diyetisyen doktorumuz iki grupdan bahsetti. Biri çalışma grubu diğeri kontrol grubu idi sanırım. Yani bir kısım iki ay boyunca belirlenen diyeti yapacak, diğeri yapmayarak deneye katılacak. Beni diyet yapacak gruba almaları için hemen atıldım. Aradığım fırsat ayağıma gelmişti.…

Scrolling yüzünden tahammülsüz hale geldik

Siz de hem kendinizi hem de etrafınızdaki insanları artık “tahammülsüz” olarak mı görüyorsunuz. Ben neredeyse iki yıldır bu artışı hissediyorum. Başta kendim tabi. Sonra profesyonel destek aldım -halen devam ediyorum- ve şimdi daha iyi olduğumu düşünüyorum. En azından sürekli tahammülsüz değilim. Dün bir arkadaş ortamında muhabbet ederken bu konu açıldı. Ben de bunun nedeni ne olabilir acaba diye düşündüm ve suçu scrolling’de buldum. Evet! Bence mantıklı bir çıkarım. Scrolling yaparak yani telefonu ya da tableti / bilgisayarı elimize alıp dakikalarca yukarı kaydır (scroll) yapıyorsak ve artık eskisi gibi “uzun” vlogları, videoları izleyemiyorsak işte bunun nedeni bu scrolling. Ben bir ara…