Bugün yıllardır tanıdığımız ama yüzyüze hiç görüşemediğimiz bir arkadaşımızın yazdığı kitabı okumaya başladım. Eşimle beraber başladık daha doğrusu. Dört dörtlük bir kalem ustasından; Zeynep Saylık’dan ve onun ilk kitabından bahsediyorum. Daha ilk bölümü bitirdim, ama ilk yıllardaki kalem cambazlığının tadını hemen aldım. Kitabın önsözündeki bir cümle hafızamı yeniledi. Zeynep Hanım’la daha doğrusu Dafi ile nasıl tanışmıştık? Doğru ya, onun internette tuttuğu bir günlüğü vardı. Üstelik daha blog kavramı henüz ortalarda yokken. http://www.daphne.8m.com adresindeki morlu, pembeli ve sade html olan bu günlük bana defalarca okuduğum “Çalıkuşu” ruhunu hissettirmişti hep. Renkli ve zaman zaman hırçın kişiliğinin bir nevi özeti olan kendi kaleminden…
