26 Kasım 2014

Osmanlıca Öğreniyoruz

ile hasan

dedekorkut_calikusuKaç zamandır “bu sene Osmanlıca kursuna gidelim” deyip duruyorduk. Sağolsun Büyük Şehir Belediyesi bu ve bunun gibi pek çok hizmeti ücretsiz olarak sunuyor ama kurs nerdedir, ne zaman başlar diye üşenmemiz yüzünden bir türlü Osmanlıca mevzuuna eğilememiştik. Üstelik burnumuzun dibinde bir İsmek varken!

Bu sene çok şükür şeytanın bacağını kırıp ön kayıt olduk ve sabırsızlıkla kursun başlamasını bekledik. 2 aydır Güngören İsmek’deki kursumuz devam ediyor. Kursiyer sayısı 25’den fazla ama düzenli gelenler 15’i geçmiyor.

Hocamız Emine Ekicioğlu sağolsun sabırla bize ve “yok neden öyle deniyormuş, günümüzde olsaydı kesin böyle yazılırdı” tarzından geyiklerimize katlanıyor. 6. Derste artık düz metin okuyabilecek hale geldik. Ders kitabı olarak Hayati Develi’nin “Osmanlı Türkçesi Kılavuzu-1” kullanıyoruz. Bu kitabın yarıdan fazlası osmanlıca metinler içeriyor ve kitabın arka kısmında doğal olarak tersten basılmış bir şekilde yer alıyor. Kitapdaki okuma parçaları da güzel ama nihayetinde bir “ders kitabı” soğukluğu olduğu için başka Osmanlıca kaynaklar arama ihtiyacı hissettik ve Kitapyurdu.com’dan basit olsun diye Osmanlıca basılmış “Dede Korkut Hikayeleri” (Karanfil Yayınları) kitabını bir de kallavi olarak “Çalıkuşu“nu (Gece Yayınları) sipariş ettim.

Açıkcası Çalıkuşu’nun Osmanlıca basılmış hali olduğunu görünce çok sevindim ama kitabın kapak görüntüsü biraz tedirgin etti beni. İç sayfalarına ait görüntü olmadığından mecbur sipariş verdim. Sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu. Kitabın iç sayfaları baskıdan ziyade bir fotoğraftan çoğaltılmış gibi silik ve okunması çok zordu. Dede Korkut kitabı ise tam olması gerektiği gibi kaliteli, büyük ve siyah harflerle basılmıştı.

Durumu kitapyurdu.com’a bildirdim, sağolsunlar hemen cevap yazmışlar. Kitabın iadesini ve yerine Karanfil Yayınları’ndan diğer Osmanlıca basılmış hikaye kitaplarını göndermelerini istemiştim, kabul etmişler.

Çalıkuşu’nun Osmanlıca baskısını yapan “Gece Yayınları” bu ayıbı bir an önce düzeltmeliler. Güya bir hizmet yapmışlar ama hiç yapmasalarmış daha iyi olurmuş. Madem bir yayınevi olduklarını iddia ediyorlar, biraz zahmet etsinler de kitabı günümüz teknolojisi ve fontları ile yazsınlar. Biz de temiz temiz okuyalım. Saçmalığın bir başka tarafı da o hiç okunamaz derecedeki kitabı 25 TL gibi bir fiyata satmaları..

Artık Osmanlıca basılı “güncel” kaynaklar bulmak zor değil. Mesela “Osmanlıca” isimli bir dergi bile var. İçinde eğitim amaçlı bölümler olduğu kadar güncel makaleler de yer alıyor. Kimisi latin harfleri ile birlikte kimisi sadece islam harfleri ile yazılmış olarak her seviyede yazı mevcut. İncelemenizi tavsiye ederiz.

Bu derginin Facebook’taki grubu da çok faal çalışıyor. Her gün üç-dört tane Osmanlıca yazılı görsel paylaşıyorlar. Yorumlara bakmadan ne yazdığını tecrübe edip yorumlarla karşılaştırarak günlük pratiğinizi yapabiliyorsunuz. Benzer hizmeti Instagram üzerinden de veriyorlar.

Osmanlıca kursundan beklentilerimiz birer ikişer gerçekleşmeye başladı diyebiliriz. İlk tecrübelerimizi henüz bir iki ders görmüşken Eyüp’te eski bir binanın girişindeki “Eyüb Sultan Polis Merkezi” yazısını okuyarak yapmıştık. “Polis” kelimesinin Osmanlı zamanında bile kullanıldığını bilmiyorduk. Bu bile bizi epey heyecanlandırdı. Daha sonra Üsküdar’daki “Aziz Mahmud Hüdayi” hazretlerinin kabri civarındaki yazıları okumaya çalışmıştık. Fakat hiç kurs görmeyen kayınpederim -sadece vakti zamanında kendi başına öğrenmeye çalışmıştı- bizden daha başarılıydı 🙂

eyubsultan

Şimdi çok şükür ilkokul-1 hızında da olsa normal fontlu metinleri okuyabiliyoruz. İnşallah kurs bitiminde kabirlerdeki yazıları, kitabeleri (çeşme, cami gibi binaların üzerindeki bilgi yazıları) okuyabilir hale geleceğiz.

Osmanlıca öğrenmenin bir faydasına daha değinmeden sizi bırakmayacağım: kelimelerin köklerini ve kökenlerini öğrenmeye başlıyorsunuz. Günümüz Türkçesinde nasıl “program”, “monitör”, “klavye” gibi ingilizce kelimeler varsa ve artık Türkçeleşmisse eskiden de Arapça ve Farsçadan pek çok kelime dilimize katılmış. Bu kelimeleri mutlaka kendi dillerinde hangi harflerle yazıyorlarsa o şekilde yazmak icab ediyor. Dolayısı ile bir metni okurken öğrendiğiniz kurallara uygun bir hale sokamadığınız durumlarda o kelimenin Arapça veya Farsça olabileceğini ve orjinal dilinde nasılsa o şekilde yazıldığını düşünmeniz gerekiyor. “Ben o kadar Arapça, Farsça kelimenin nasıl yazıldığını nerden bileceğim” dememek lazım. Zira günümüzde “Washington, Facebook, Twitter” gibi yabancı özel isimleri yazarken nasıl kendi dillerindeki yazım şekline riayet ediyorsak Osmanlıcada da sadece özel isimler değil Arapça ve Farsça tüm kelimelerde bu özeni göstermek gerekiyor mecburen.

İnşallah bu Osmanlıca kursunda elde ettiğimiz bilgilerle Ebruli Osmanlıca Sözlük uygulamamıza kelimelerin islam harfleri ile yazılışlarını eklemek ve Osmanlıca ile ilgili başka uygulamaları hazırlamak nasip olur.