8 Şubat 2026

Pasta bulamazsak ekmek yeriz

ile hasan

Pastayı bulamadığımız için değil de üç dört aydır devam ettirdiğim “sağlıklı beslenme” diyeti nedeniyle bu kez pas geçtik. İnşallah bundan sonra da yemeğe niyetim yok. Büyük konuşmayayım tabi.

Sağlıklı beslenme fikri bir akademisyen diyetisyenin doktora çalışmasına katılınca başladı. Kendi doktorum böyle bir çalışmaya katılıp ilime bilime faydalı olmak ister misin deyince “bedava diyetisyen” ampülü kafamda hemen yandığı için seve seve kabul ettim. Diyetisyen doktorumuz iki grupdan bahsetti. Biri çalışma grubu diğeri kontrol grubu idi sanırım. Yani bir kısım iki ay boyunca belirlenen diyeti yapacak, diğeri yapmayarak deneye katılacak. Beni diyet yapacak gruba almaları için hemen atıldım. Aradığım fırsat ayağıma gelmişti.

Herhalde bana tam da böyle bir şey lazımdı. Normalde kendi başıma yaptığım diyetlerde ilk tökezlememde diyet boşa gidiyordu. Bu kez akademik bir çalışma olacağı için kendimi ilime bilime değilse de en azından uğraşan doktora karşı sorumlu hissettim ve diyete olabildiğince bağlı kaldım. İlk bir kaç gün gerçekten zor geçti. Hatta daha ilk gece bir tamir için komşularımız evine çağırmıştı ve umreden yeni geldikleri için hurmalar, tatlılar vs bir sürü ikram hazırlamışlardı. Hataylı komşu ablamızın da eli çok lezzetliydi. Hurmaları her türlü götürdüm de, bir tane de değişik bir kurabiyeyi insancıkları mahcub etmemek için(!) bayıla bayıla yedim. Doktorumuz bizi WhatsApp üzerinden sorguladığı için ilk günden ufak bir yaramazlık gibi anlattım durumu ama diyeti devam ettiremezsek grupdan atılacağımı öğrenince olaya daha bir ciddiyetle sarıldım. Sonraki bir iki gün sürekli yemek düşünüyordum. Bariz sinirliydim ve tek gündemim yemek idi. Bir yandan böyle bir duruma düştüğüm için -yani sürekli yemek düşünen biri olduğumu farkettiğim için- ayrıca kendime kızdım. Gittiğim toplantılarda önümden tulumbalar, tatlılar geçti. Hepsine hayır demek zorunda kaldım. Her gün yediğim bisküvileri çekmecelerin en ücra köşelerine bıraktım. Fakat bir hafta bile değil diyete başladıktan dört beş gün sonra artık bütün gün yemek düşünmüyordum. Daha doğrusu vazgeçtiğim tatlı şeyler bana artık eskisi gibi koymuyordu.

Fakat izin verilen herşeyi sonuna kadar tüketiyordum. Doktor 2 dilim tam buğday ekmeği dediyse o iki dilim yeniyordu. Hatta bizim fırın tam buğday ekmekleri büyükçeydi ama 2 dilim 2 dilimdir diyordum. Marul’un haddi yoktu ben de yiyebileceğim kadarını yiyordum. Şansıma, doktorun önerdiği hiç bir şeye itirazım yoktu. Marul, roka, maydonoz.. Hiç sorun değil. Maydonozu çok sevmem ama yemez de değilim. Limon sıkıp salata gibi zaten yiyorduk. Bunu sabah kahvaltısında da seve seve yedim. Ceviz üç tane.. Üç bütün mü üç yarım mı diye hiç sormadım. En az üç bütün yedim 🙂 Kuruyemişi zaten severdim, uzun bir süredir de çiğ kuruyemiş alıyorduk daha sağlıklı diye. Doktor da onu salık verdi.

Bu fotoğraf tam değil, beyaz peynir ve bol marul, roka, maydonoz da vardı.

Her hafta doktorun verdiği çizelgeye ne yediğimi kaç adet yediğimi hangi öğünleri atladığımı yazıyordum. Bu iki ay boyunca ekstra efor sarfetmemi, antrenman yapmamı istemiyordu. Normal bir seyirin sonucunu merak ediyorlardı. Diyete başlamadan önce hafıza testi yaptılar. 15 alakasız kelimeyi sırayla tekrar tekrar söylediler, ta ki ben karışık da olsa hepsini tek seferde söyleyene kadar. İlkinde bu ezberleme süresi baya uzundu. Bir de çizimle alakalı iki test yaptılar. Diyetin sonunda yani iki ay sonra aynı testleri tekrar yapıp sağlıklı beslenmenin bana fayda sağlayıp sağlamadığını not edeceklerdi.

Doktor bana bol bol ara öğün de verdiği için işim aslında sürekli yemek ama sağlıklı yemek gibi bir şeydi. Zamansızlıktan ara öğünleri biraz yapamıyordum, o da haftalık kontrollerde eksik olan yerleri aşağı yukarı kaydırıyordu.

On günde bir de ofisine gidip tartı, ölçüm işleri oluyordu. Kilo kaybı olabileceğini ama asıl amacın bu olmadığını söylemişti. 3-4 kilo ödemim varmış. En başta bunların gidebileceğini söyledi. Öyle de oldu.

Nihayetinde ödem modem derken 97 kg. başladığım programda 2 ay sonra 91.5 kg idim. Bu süreç zarfında hiç şerbetli tatlı, çikolata, bisküvi, normal ekmek, normal pirinç, pasta, börek, lavaş vs yemedim. Salata yemek serbestti, istediğim kadar yedim. Pilav olarak bulgur serbestti ve basmati pirinç. Bunları da ekmek niyetine 5-6 kaşık (benim kaşıklar bı tık büyük olabilir). Çorba bol bol içtim ara öğünlerde. Kırmızı et çok fazla olmamak kaydıyla yine serbestti. Hafta iki gün balık yemeğe çalıştık. Terayağını hep sağlıklı bulmuşumdur ama doktor onu istemedi. Onun yerine sıvı yağ bilhassa zeytinyağı olsun demişti.

Ara öğünlerimiz

Ara öğünleri Yayla markasının hazır salata ve çorbalarıyla hallettim. Bu yeni ürünler gayet güzel. Paketli gıdaları çok sevmesek de doktor bunlara itiraz etmedi. Bende eskiden abur cuburla doldurduğum çekmecelerimi bunlarla doldurdum. Bilhassa sataları bizim çocuklar bile sevdi.

Diyette yapamadığım bir husus; gece 9, hadi maksimum 10’dan sonra bir şey yemek içmek yok demişti. Eskiden çok geç saatlere kadar oturup acıktığım için gece yoğurt kasesine kırmızı pul biber ve yulaf boca edip yemek çok hoşuma giderdi. Bu kez çok geç oturma huyumdan da soğumak için gündüz erken kalkmaya gayret ettim ve bu acı yoğurt sekansını biraz öne almaya çalıştım. Ama nihayetinde her gün yapmıyordum.

Ben diyet yaparken ailem de bana destek oluyordu.. Onlarda içimin yağlarını eritiyorlardı 🙂

Bu rejim işi iki ay sürdü ve iki ay önce bitti. Çok şükür ben hala elimden geldiğince bozmamaya çalışıyorum. Doğum günlerinde pasta yemedim. Kızartmalardan kaçıyorum. Bugün ablam sağolsun kahvaltıya çağırmıştı. Bir sürü pişi yapmıştı. İki tanecik yedim. Çalışma devam etseydi o iki taneyi de yemezdim. Akşam yemeğinde de normal pilav yapmıştı. Ondan da resmen iki kaşık yedim. Belki de dört aydır yediğim ilk normal pilavdı 😀 Hep basmati yahut bulgur yiyordum. Ben bulguru da çok severim bu arada. Yukarıda derken arada kaynadı. Doktorun bana şunu yer misin bunu yer misin dediği herşeyi zaten yiyordum veya seve seve yiyeceğim şeylerdi. Hiç birinde zorlanmadım. Kimisi kahvaltıda marul yiyemeyebiliyor.

İşte böyle, 2026’da 47 yaşımdayken nihayet o sağlıklı beslenme işine girebildik. Artık bundan sonra iki büyük sınav var inşallah. Biri Ramazan Bayramı, diğeri Kurban Bayramı. Ömrümüz olur da görürsek ramazandan kilo vererek çıkmaya niyetliyim 😀 Bir arkadaşım her sene bunu başarıyor. Ben hep kilo alıyordum. Bakalım nasıl olacak.