Bizi yokladılar!

Şirketimizi Ocak ayında kurup, yasal işlemlerin bir kısmını halletmiştik. E-Fatura, E-Tebligat gibi oturduğumuz yerden yapılacak işler hariç geriye vergi dairesinden gelip bizi yoklamaları kalmıştı.

Vergi numaramız artık hazır olduğu halde -bu işlemi İTO bizim adımıza yapmıştı, vergi dairesine gitmemize gerek kalmamıştı- vergi dairesindeki işler bitmemişti. Bizzat kendim yahut mali müşavirim vergi dairesine başvurarak “işe başlama / bırakma” formu ve “e-tebligat başvurusu” yapmak icab ediyordu. İşe başlama / bırakma formunun kabulünden sonra vergi dairesinden bir memur gelip sizi adresinizde yokluyor ve artık fiziksel çaba gerektiren resmi işlemler bitmiş oluyor.

Bağlı olduğum İkitelli vergi dairesi benim yolumun üstünde olduğu için bu başvuruları kendim yapayım istedim. Mali müşavirim sağolsun bir klasör içerisine güzel güzel bütün evrakları (işe başlama / bırakma formu, e-tebligat formu, ticaret sicil tasdiknamesi, imza sirküleri, ikametgah çıktısı -gerekmedi-, nüfus kağıdı fotokopisi, şirket ana sözleşmesi) hem fotokopi hem de belki görmek isterler diye orijinalleriyle doldurup bana teslim etti ve vergi dairesinde tescil bölümüne gitmemi söyledi.

Bir sanayi sitesinin içerisinde yer alan İkitelli vergi dairesini dolambaçlı yollardan arayıp buldum. Çok şükür aracı da yakına park edebildim.

Girdiğim binada başka vergi daireleri de vardı. İkitelli olana dalıp hemen girişteki tescil bölümü bankosuna geçtim. Sonradan farkettim meğer orada çalışanların bilgisayarlarına numara vermişler ve mükellefin vergi nosunun aralığına göre çalışanları görevlendirmişler. Bunu gösteren yazıyı duvarda sonradan farkettim. Neyse ki boşta kalan bir memur benimle ilgilendi ve işe başlama / bırakma formunu teslim edeceğimi söyleyince önce elimdeki belgeleri evrak kayıda kaydettirmemi söyledi.

Hemen karşı bankodaki evrak kayıt bölümüne geçtim. Yapacağım başvuruya göre buradaki memur benden lazım olan belgeleri istedi. Biraz elim ayağıma dolansa da müşavirimin hazırladığı klasörden belgeleri tek tek memura uzattım. O da önündeki yazıcıvari makinede bu evrakları taradı. Sonra bana geri teslim edip geldiğim bankoya gönderdi.

Tescil bankosunda çok beklemeden evrakları verdim ancak iki işim olduğu sonradan aklıma geldi. Bir de e-tebligat için başvuracaktım. Onu da tekrar evrak kayıttan geçirip bu kez bankoya değil müdür yardımcısının ofisine gittim.

E-tebligat başvurusu yapınca size kapalı bir zarf içerisinde şifre veriyorlar. Bu şifreyle İnternet Vergi Dairesi’ne giriş yapabiliyorsunuz. İnternet vergi dairesinde beyanname vs gibi daha çok müşavirimin bildiği şeyler var sanırım. Ben daha sonra girdim pek bir şey anlamadım.

Müdür yardımcı sağolsun çok kibar bir adamdı. Biraz yoğun olduğu için benimle ilgilenene kadar oturmam için yer gösterdi. Daha sonra verdiğim evrakları kimliğimle beraber inceleyerek imzaladı. İnternet vergi dairesine girmemizi sağlayacak şifreli zarfı bu bey mi verdi, yoksa bundan sonra bankodaki memur mu verdi tam hatırlayamadım şimdi.

Hasılı bankoya geri döndüm. Ordaki memur başka işim kalmadığını söyledi. Ödeme vs dahi yapmadım. Meğer AŞ’ler daha sonra beyanname ile ödüyormuş ne ödeyeceksek. Artık o kadarına dilim dönmüyor. Bu cümleyi de mali müşavirimin dediğinin aklıma kaldığı kadarıyla yazdım :)

E-Fatura ve E-Arşiv ne oldu?

Vergi dairesindeki işim bitince geriye ordan bir memurun işyerimizi ziyaret etmesi kaldı ama o en son -bugün- oldu. Ona sıra gelene kadar olan biteni de buraya yazalım.

İnternet vergi dairesi şifresini kullanarak ilk faturayı kestim. Kime kestim? Kuzenime. Fakat bundan önce hızlıca şunu söyleyeyim. Malumunuz bu işe Kitapi projemizi kalkındırmak için giriştik. Firmayı kurunca Kitapi sitesine 1-2 saat içerisinde e-ticaret yapılabilecek bir mağaza özelliği ekledik. Reklamları kaldırmak, etiket satmak gibi ürünlerimizi veya hizmetlerimizi burada listeledik. Ödeme işlemleri için Paraşüt’ün de kullandığı İyzico’yu tercih ettik. Kurulum ücreti almıyor ama %3 küsür kesinti ve 0.25 TL sabit işlem ücreti alıyor. Ayrıca ödemeyi de 20 küsür gün sonra hesabınıza aktarıyor. İyzico’nun yönlendirmesiyle Kitapi’ye Gizlilik Politikası sayfası ve Uzak Mesafe Satış Sözleşmesi bölümleri ekledik. Visa-Master logolarını siteye koyduk. Ondan sonra başvurumuzu onayladılar ve ödeme almaya başlayabildik. İlk kurban olarak ben de proje ortağım kuzenimi seçtim. Kendi kütüphanesi için reklamları 1 aylığına kapatma hizmeti olarak 20 TL ödedi. Ben de ödeme İyizico’ya geçer geçmez İnternet vergi dairesinden girip kuzenime fatura oluşturdum.

İnternet Vergi Dairesi üzerinden 5000 fatura kesebiliyoruz. Herhangi bir ücret, mali mühür vs istemiyor. Ama burdan kesilen faturalar iade edilemiyor. Ayrıca çok kötü bir yazılımı var. Paraşüt’ün ekranlarının yanında MS-Dos gibi kaldığını söyleyebiliriz. Çıkan fatura da içler acısı bir görüntü sunuyor. Daha sonra Paraşüt’le kestiğim faturayı çerçeveletip asasım geldi diyebilirim. Keşke sabırsızlık etmeyip E-Fatura entegrasyonunu bekleseydim.

GİB’in İnternet Vergi Dairesi’nden ücretsiz kesebildiğimiz e-Arşiv Fatura.
E-Fatura entegrasyonu sonrası Paraşüt’le kestiğim e-Arşiv Fatura. İmzamın kabak gibi ortada olacağını bilseydim daha düzgün bir kalemle özenerek atardım. Yine de bunu çerçeveletip duvara asasım var.

Bu yukarıdaki faturayı karşılaştırmak için alt alta koydum. Yoksa E-Fatura işi daha sonra oldu.

Son yazıda henüz sanal da olsa şirket kredi kartımız yoktu. Bankacımız ilgilendi ve o sorunu hallettik. Sanal kredi kartı ile önce Paraşüt’e 1 yıllık abone oldum (KDV Dahil 780 TL). Sonra mali mühürün ödemesini yaptım. Daha önce kendi kredi kartıma ayarladığım Hetzner (sunucu kiralama), Name.com (domain satın alma), GitHub (proje barındırma) gibi şirkette kullanacağım ne kadar servis varsa hepsini bu sanal karta bağladım. Daha önce bu servislerdeki profil bilgilerini de güncelleyip şirket adına çevirmiştim. Böylece buralara yapacağım harcamaları -ki ana giderlerim zaten bunlar- gider olarak gösterebileceğim.

E-Fatura mükellefi olabilmem için ödemesini yaptığımız mali mühür geçen hafta kargoya verildi. İnternetten sorguladığımda 6 Şubat’ta elime geçecek gibi görünüyordu ama şaşırtıcı bir şekilde ertesi gün paket geldi. Üstelik aynı kurye QNB bankasından çıkarttığım kredi kartını da getirdi. Bu da iyi oldu çünkü şirket adına kırtasiye gibi masrafları yaparken bu kartı fiziksel olarak kullanabilmem gerekiyordu.

Mali mühür bendeyken Paraşüt’e girip E-Fatura başvurusu adımlarını ilerleteyim dedim. Daha önce telefonla görüştüğüm Paraşüt yetkilisi E-fatura kurulum işlemleri için mutlaka Windows makine gerekiyor demişti. Halbuki elimdeki mali mühür usb cihazının Mac ve Linux sürücüleri de mevcuttu. Bunları kurup biraz kurcalayım dedim ama Paraşüt’te tarif edilen adımlar üzerinden ilerlemek mümkün olmadı. Hatta daha sonra Windows makine bulup oradaki Edge tarayıcısını da kullanarak denedim yine çıt çıkmadı. Açılması gereken ekranlar (Java appleti) bir türlü açılmıyordu.

Paraşüt’e chat üzerinden yazıp mali mühürün artık elimde olduğunu ve kuruluma hazır olduğumu iletmiştim ama 2-3 saat geçmesine rağmen ordan ses gelmedi. Twitter’a yazınca 0212 963 0020’den aramamın daha hızlı sonuç vereceğini öğrendim. Öyle de oldu ama mesai bitmek üzere olduğu için en erken ertesi gün benle ilgilenebileceklerini söylediler.

Ertesi gün ilk telefona yetiştim ama Windows bilgisayar ofiste olduğu için saat 14.00’de aramalarını söyledim. Sağolsunlar 13.45’de aradılar ve emanet aldığım Windows makineye AnyDesk kurduktan sonra telefondaki genç patır patır kurulumu yaptı. Başta E-Fatura için bu windows makineye mahkum kalacağım sandım ama alakası yokmuş. Sadece kurulum işlemleri için gerekiyormuş. Sonrasında da makineyi formatlattırdım zaten. İstesem de ordaki bilgilere erişemem.

Entegrasyonu yapan genç 2-3 saat içinde aktif hale geçer dedi sanırım. O gün bir hareketlilik görmedim. Ertesi gün yine aynı telefonu aradığımda operatörün bir iki yönlendirmesiyle E-faturanın artık aktif olduğunu gördüm ve Paraşüt üzerinden kestiğim faturayı nasıl dijital olarak imzalayıp E-Fatura yahut E-Arşiv haline getirebileceğimi öğrendim.

Sabırsızlık edip bu entegrasyondan evvel ilk faturayı kesmeseydim ne güzel burdan ilk faturayı kuzenime kesecektim. Siz sabırlı olun :)

Yukarıda pek tarihlerden söz etmedik ama sıralama şöyle oldu. 3 Şubat’ta Kitapi’ye mağaza özelliği ekledik. İyzico bizi onayladı. 4 Şubat’ta da Paraşüt E-Fatura entegrasyonu yaptık. 5 Şubat yani bugün bizim dışımızda biri Kitapi’den ilk alışverişini yaptı. Bizden Sticker aldı. Kendisine teşekkür ediyoruz. Belki paketine bir küçük sürpriz ekleriz.

Ayrıca dün ofisteyken GİB’den SMS geldi. 5 Şubat’ta yoklamaya gelecekleri ve adreste yetkili birisinin olması gerektiği yazıyordu. Dolayısıyla ben de 5 şubat’ı evde geçirmek durumunda kaldım. Aslında yoklamacılar erken gelirse işe geçerim diyordum. Memur saat bir gibi geldi. Kapıdan içeri dahi girmedi. İmza sirkülerini istedi, kimliğimi inceledi. Elindeki iPad’de çalışan bir yazılıma bu bilgileri giriyordu. Arada da o uygulama üzerinden girdiği ve gördüğü evrakların fotoğrafını çekti. Bundan 10 sene evvelinde şahıs şirketimin yoklamasına gelenlerde böyle bir teknoloji yoktu. O yüzden beyefendiye blogda kullanmak üzere elinde iPad’le iş yaparken yüzünün görünmeyeceği bir fotoğraf çekmek için ricada bulundum ama kabul etmedi. Ben de o giderken cama koşup arabasının fotoğrafını çektim.

Memurun geldiği saatlerde hava iyiydi. Sonrasında bir rüzgar, bir yağmur. Henüz öğlendi, işe gidebilirdim ama bugün ayrıca doğum günüm olduğu için hadi uzaktan çalışayım dedim. Nasılsa patronum buraya kadar okumaz, hadi diyelim okudu, o zaman demek ki nazarında bir kıymetimiz var ki okudu :) Bu sefer de kızmaz diye güman edelim. Buraya kadar okuyan başkaları varsa bir iki satır yorum yazarsanız sevinirim :)

Son olarak şirketle doğrudan alakası yok ama JivoChat isimli bir yazılımdan bahsedeyim. Kitapi’ye bir chat-destek ortamı kuralım istedik. Böylece ziyaretçilerin taleplerini anında alıp biraz da pazarlama yaparak onları Mağaza bölümüne yönlendirebiliriz diye düşündüm. Ayıp değil günah değil, yazmakda bir behis görmüyorum.

JivoChat’i entegre etmek 2 dakika bile sürmedi. Ücretsiz ömür boyu kullanmak mümkün ama mesela online olan kişinin adını kendi sisteminizden Jivo’ya aktarmak gibi önemli bir özelliği kullanmak için ücret ödemeniz gerekiyor. Sağolsunlar bize 1 aylık süre verdiler. Bu özellik çok iyi oldu. Ziyaretçinin hangi şehirden olduğunu zaten görüyorduk. Şimdi hem isim hem de bize lazım olan hangi kütüphaneden olduğu, kütüphane id’si vs gibi bilgileri de anında görüyoruz. İlk iki gün yoğun bir kullanım oldu. Bir ay sonra JivoChat’i bırakmamak için kendileriyle BT Magazin teknoloji blogumuz üzerinden bir barter anlaşması yaptık ve 1 yıllık ücretsiz kullanım elde ettik. Burdan da teşekkür ederiz.

Eğer ziyaretçilerle etkileşime geçmek istediğiniz bir web siteniz varsa JivoChat gerçekten biçilmiş kaftan. Şiddetle tavsiye ederiz. Ziyaretçilere e-posta üzerinden de yazışma imkanı sunuyor.

Evet şirket işleri böyle.. Güya bu blogu İngilizce olarak şirket blogunda tutacaktım ama burdaki 80 paragraf orda 8 satır filan olurdu herhalde :)

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Saygılar.

3 thoughts on “Bizi yokladılar!

  1. Ben sonuna kadar okudum? beni sınav yapıcaksın diye! :) şaka bir yana, Rabbim işlerimizi rast getirdin bu heyecanını hiç kaybetme inşallah canım benim?♥️

  2. Teşekkür ederim :)

    Varsa diğer okurlar için not; E-Fatura’daki logo ve imza sonradan değiştirilebiliyormuş :) Paraşüt’deki firma ayarlarından yapılabiliyor.

  3. Neredeyse blogdaki tüm yazıları okusam da ilk defa yorum yapıyorum. Tekrardan hayırlı olsun abi :) Bu arada bu süreçleri yazman birçok insana fayda sağlayacaktır, açıkçası ben bile sayende epey bilgi sahibi oldum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir