... Mac Kategorisi

MacPorts ile Apache2 ve PHP (MySQL-PostgreSQL destekli) kurulumu

Cumartesi, Nisan 24th, 2010

Bir PHP geliştiricisi olarak uzun yıllar Windows tecrübesi yaşadıktan sonra artık aradığımı bulmuş ve Macos kullanmaya karar vermiştim. Bunun envai çeşit nedenini bir önceki yazıda zaten uzun anlatmıştım. Bu yazıda macos’da Apache ve PHP (MySQL-PostgreSQL destekli) kurulumundan bahsedeceğiz. Aslında Apache-PHP-MySQL için en pratik yol MAMP kurmak ama bu şekilde kurulan PHP’ye postgreSQL desteği vermek zor. Bunun için en iyi yöntem MacPorts kurmak.

Bilindiği üzere Macos aslında BSD tabanlı bir Unix işletim sistemidir. BSD’nin de en güzel özelliklerinden biri Ports denen bir yazılım kurma sistemi olmasıdır. Bu sistem sayesinde pek çok yazılımı sadece bir kaç komutla internetten indirip güncelleyebilirsiniz. İşte bu Ports sistemini Mac’e de uyarlamışlar ve adına MacPorts demişler.

MacPorts komut satırı (terminal) üzerinden çalıştırılan bir uygulama ama işletim sisteminize kurulu olarak gelmiyor. Bunun için bu sayfadan macos’unuza uygun olan dmg imajını öncelikle indirip kurmanız gerekiyor. Bizim sistemimiz Snow Leopard 1.6.3 olduğu için biz bu dosyayı indirip kurduk.

(daha fazla…)

olMAC ya da olmaMAC… işte bütün mesele buydu

Perşembe, Nisan 22nd, 2010

Bu yazı bir kaç aydır süren Mac maceralarımızın topyekün hikayesidir. Baştan söyleyeyim lafı biraz uzun tutacağım. Sıkılanlar paragrafları atlayarak okumayı denesin :)

Oyun delisi birisi olmamama rağmen geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda Gönen’de kayınbiraderimin Acer notebook’unda çatır çatır çalışan bir oyun benim bir kaç yıl önce gafletle aldığım ve arıza yapıp neredeyse santajla üstüne para istenip -isterseniz 30 gün daha bekleyebilirsiniz, demişlerdi- üst modeli ile değişen Datron’da çalışmayınca “Aha!” dedim, “Ben bu laptopdan kurtulacağım”. Tam da o günlerde eşimin çocukluk arkadaşı ve komşusu “bana ikinci el bilgisayar lazım” demez mi? Emektarı formatlayıp, paketleyip oracıkta teslim ettim.

Tatilde acısını hissetmesem de dönüşte evde eşimin AMD işlemcili bilmem kaç çekirdekli gür sesli Pro2000′i ile başbaşa kaldığımız gerçeği beni bekliyordu. O sıralarda ofiste patron 4-5 tane kara kara Dell Vostro’lar getirtmiş “bunlar mac ile uyumlu, yapın bulun edin, bunlara mac kurun” demişti. “Mac kurmak = iPhone uygulama yazmak” şeklinde kafama kazıdığım için bu vazifeyi üstlendim ve çatır çatur kurduk çakmacos’ları. Bu tabiri nacizane biz ürettik, hakintosh’a alternatifimizdir. İşte bu çakmacos’lardan birini emaneten eve götürdüm. Çünkü yeni bir laptop alacak durumumuz yok idi.

Sonra ne oldu bilmiyorum, nasıl gaza geldiysek -bir yerlerden gömü falan da bulmamıştık, Vatan’ın %18 kdv indirimine kanmış olmalıyız sanırım- notebook arayışına girdik. En canavarını alacağım diye tutturdum. Asus N61VN modelini seçtik, beğendik, “paket yapın evde yiyeceğiz” dedik. Deli gibi yağan bir günde notebook’u Avcılar’dan kapıp eve götürdük.

Bundan çok uzak olmayan bir kaç gün ya da hafta sonra Artı Bilgisayar’ın teşhir ürünleri kampanyasını tesadüfen epostalarım arasında gördüm. Canavar gibi mac’ler tuzlu notebook fiyatına ortalarda dolaşıyordu. Normalde onları 3500-4000 TL’den yukarı rakamlarda görmeye alışıktım. Fakat bu rakamlar bana çok güzel göründü. Olacaksa tam olsun dedim 24 inc iMac’i kapmak için telefona sarıldım. Çünkü patır patır stokdan düşüyordu aletler.

(daha fazla…)