Tasarımcı bir arkadaşımdan aldığım mektubu burda paylaşmak istiyorum.

“Bence sitenin her yeri hareketli olmalı. İsveç çakısı gibi. Bir yerde bayramımızı kutlarken diğer yerde yemek tarifi vermeli. O gün doğan çocuklara isimleri önermeli, ezan vakitlerinde ezan okumalı, ziyaretçinin vergi ödemesi varsa onu hatırlatmalı. hava durumunu koymamız çok mühim. Mesela çok güzel olmaz mıydı sabah çıkarken sitesine baksa? ona göre şemsiyesini alsa gelse işe? Döviz bilgileri de çok önemli ama altın bilgisini de unutmayalım artık herkes altın alıyor çünkü. Hele hele trafik yol durumunu da koyarsak muhteşem olur. Bir de takımlardan haberler falan. Ha unutmadan logo 3-5 saniyede bir hareketlensin. Hemen olayı anlatıyorum size. Şimdi logodaki yaylar var ya onlar önce böyle hafif hafif yaylansın. sonra dünya gelsin. dünya dönerken Türkiye’ye zoom olsun. İstanbul’a yaklaşınca x logosu boğazdan çıkıp hafif hafif büyüsün. oradan yaylanan y logosu yandan yandan gelsin. bunlar ortada buluşsun. sevenler ayrılmasın. sevenleri ayırmayalım. herşey oynar başlıklı olsun. beş bıçaklı olsun. güzel olsun göz doldursun. az yesin az harcasın 100 km de 1.5 litre yaksın. göz süzzün, gerdan kırsın. 
ben bu mesleği bırakıyorum. sorarsalar üsküdar semt pazarında limon satıyorum. bir proje için gelirseniz şayet size öfkeli ve üzgün gözlerlele “BU ELLERLE Mİ TASARIM YAPACAĞIM HA BU ELLERLE Mİ?” isyanında bulunabilirim.”
Bir Tasarımcının İsyanı

One thought on “Bir Tasarımcının İsyanı

  • 23 Ocak 2012 at 10:12 pm
    Permalink

    Bu kişinin yüz şekline bakmak istiyorum. Acaba yüzünde kaç insan sufatı aynı anda barındırıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir