... Ocak, 2012

11 Yıl Sonra Elektroniğe Dönüş: Arduino

Pazar, Ocak 29th, 2012

2001′de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Elektronik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra belki de ilk kez bugün elime elektronik komponentleri aldım. 1993′den beri yazılıma merak saldığım için elektronik mühendisliği benim için puan sisteminden dolayı “bilgisayara en yakın meslek” telkini ile yazdığım bir tercihten ibaretti. Hal böyle olunca, istemeyerek okunan bir bölüm, 1950 yılında kurulduğundan beri ne hocaları ne ekipmanları hiç değişmemiş (10 sene önce böyleydi, şimdi iyidir inşallah) bir üniversite ile kendi namıma elektronikte bir adım öteye gidemedim. Biraz da yetenek işi olabilir, zira liseyi dışardan üstelik elektronik bölümünde okuyan ablamın yaptığı klasik güç kaynağı çalışmış, benim okulda arkadaşımız Tayyar Güzel’in kurduğu okulun kendi labratuvarından 20 kat daha kullanışlı kulüp labratuvarımızda onca mühendis adayının yardımıyla yaptığım güç kaynağı çalışmamıştı.

Hasılı okul bitince ben de köklerime dönüp yazılımda yoluma devam etmiştim. Hala ekmeğimizi yazılımdan kazanıyoruz çok şükür. PHP ile 12. yılımız, Şahika hanım çatlasın :)

İnternet ortamında, bilhassa çok sevdiğim FriendFeed sitesinde 1-2 aydır Arduino yazıları görüyordum. Kabaca bir fikir edinmiştim. Derinlemesine inmek istiyordum ama “kesin çok hoşuma gidecek, bu kadar işimin gücümün arasında bir de onla uğraşmayayım” diye yazıları okumadan öyle resimlerine bakarak geçiştiriyordum. Taki dün akşam Türkiye Arduino sevenlerinin Gayrettepe Astoria’daki Cafe Nero’da ikinci etkinliklerini yapacaklarını öğrenene kadar.

Kaç gündür harıl harıl çalıştığım ve yetiştirmek zorunda kaldığım projeye bir kaç saat ara vererek (dinlenmek de lazım) hızlı bir araştırma yaptım. Bloglara girdim çıktım. Arduino hakkında birazcık bilgi edindim. Anladım ki mevzu tam da korktuğum gibi insanı kendine bağlayan cinsten ama bu fırsat bir daha ne zaman ele geçer diye düşündüm. Nihayetinde eşimle beraber etkinliğe gitmeye karar verdik. Öğleden sonra 14:00′de başlayacağı için acele etme sıkıntısı da yoktu. İlk kez bir etkinliğe zamanında rahat rahat gittik.

Laf lafı açıp gidiyor; asıl mevzuya değinmeden yazı bitecek. En kaba tabiri ile ifade edersek; Arduino fiziksel dünya ile iletişim ve etkileşim kurabilen minik bir bilgisayardır. Açık kaynak kodlu basit bir mikroişlemci devresi ve bu devreyi programlamanıza yarayan bir yazılım paketinden oluşmaktadır. Açık kaynak kodlu olduğundan internette Arduino için hazırlanmış yüzlerce örnek ve yazı bulunmaktadır. Programlaması çok kolay olduğundan karmaşık elektronik bilgisi gerektirmeden üzerinde prototip çalışmalar çok rahat yapılabilmektedir.

Toplantıya Türkiye’deki arduino ekipmanı satan sitelerden robotistan.com temsilcileri Ahmet Sait Borlak ve Yasir Çiçek Bey de katılmışlardı. Hatta dün geceden onlara FriendFeed üzerinden sipariş bile geçmiştim :) Hazır ayağımıza kadar gelmişken asgari ne gerekiyorsa alayım dedim.


Bir kaç kişi bir araya geldik, bir süre sonra da aslen işletme mezunu olduğunu öğrendiğim Ömer Koman Bey ve yakında Arduino kitabı çıkmak üzere olan Coşkun Taşdemir Bey de katıldılar. Sonra kahvelerimizi ısmarlayıp derin mevzulara daldık. Henüz çok anlamadığım için kısa kısa bahsedip yazıyı bitireyim. Çok uzun yazdığıma dair şikayetler alıyorum :) Kusura bakmayın lütfen.

Söyleşiye başlarken Ömer Koman Bey kısaca Arduino’yu tanıttı. Sonra Arduino dilinde “Hello World” demek olan kart üzerindeki led’i yakıp sönecek bir kod çalıştırıldı. Kartlar birlikte malesef sadece onu deneyebiliyorsunuz. Onun dışında herhangi bir şey geliştirmek için komponent almak zorundasınız. Daha sonra Coşkun Bey hazırladığı sunumu bizlere aktardı.

Bugün gördüğümüz demo çalışmalar:
Useless Machine, yani kullanışsız makine :) Üzerinde bir tane anahtar var, siz cihaz çalışsın diye anahtarı çevirdiğinizde cihazın kapağı açılıp içinden bir kol çıkıyor ve cihazı kapatıp kutuya geri kaçıyor. Siz açıyorsunuz o kapıyor :)) Gayet kullanışsız ama eğlenceli bir demo.

Cevdet Bey’in hazırladığı (sonrasında hazır lehimlenmiş lcd panelini ele geçirdiğim) ışığın şiddetini lcd panelinde gösteren  devre. Üzerinde ışığa karşı duyarlı bir komponent var. Laser ışık kaynağını o komponente tuttuğunuzda led ekranda 900′lü 1000′li bir değer gösterirken araya elinizi koyduğunuzda sadece ortam ışığı ile başbaşa kaldığı için değer hızla aşağılara düşüyordu. Bir potansiyometre (değeri değişebilen direnç) ile lcd panelin arka aydınlatması da değiştirilebiliyordu.



Sonra Ömer Bey’in 7×5 matris şeklindeki ekranda koşan adam ve scroll hareketlerini yapan devreleri izledik. Koşan adam demosunda 7×5 led’i bulunan gösterge üzerinde koşan bir adam figürü beliriyordu. Program üzerinden adamın hızını değiştirip tekrar cihaza yükledik. Bunu program üzerinden doğrudan değiştirmek yerine bir potansiyometre ile anlık olarak da değiştirebilirmişiz :) Sonra yine aynı devre üzerine başka bir program yükledik ve aynı ekranda bu sefer UNO yazısının sola doğru kayarak ilerlediğini gördük.

Bir diğer demoda cihaz bilgisayara veri gönderiyordu. Şöyle ki; potansiyometre ile cihazdaki bir değeri değiştiriyorsunuz, o da seri port üzerinden bilgisayara aktarıyor. Bilgisayara gelen veriye göre bir grafik çıktısı oluşuyor. Böylece elinizle potansiyometreyi kullanarak bi sinüs eğrisi oluşturabiliyorsunuz.

Bu arada unutmadan söyleyeyim; Arduino’nun bir kaç çeşit modeli var. Benim aldığım UNO modeli başlangıç için en ideal olan model diye geçiyor. Fiyatı robotistan.com’da 50 TL + KDV. Bunun dışında işlemcisi ve ram’i biraz daha iyi olan Mega modeli, Anroid cihazlara özel ADK modeli, kıyafetlere uyarlanabilen LilyPad modeli ve adını şimdi hatırlayamadığım minik bir modeli daha var. Başka modeller de var sanıyorum.

Bunların ikisi de Arduino, ikisi de aynı işi yapabiliyor.

Bugünkü etkinliğe özel olarak Ömer Bey tüm katılımcılara arduinoturkiye.com tarafından hazırlanmış “proto shield” hediye ettiler. Ayrıca robotistan.com da starter kit’i 100 TL’ye almamıza imkan sağladı. Bir tane de arkadan aydınlatmalı lcd panel aldım ama lehimlenmesi için gerekli havya vs bende olmadığı için Cevdet Bey’in demo için hazırladığı paneldeki hazır lehimlenmiş olanı ile yeni aldığımı değiştirdik. Bunun için de Cevdet Bey’e tekrar teşekkür ederim.

Katılan, bizlerle bu bilgileri paylaşan tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Arduino’nun ve bu güzel etkinliklerin elektroniği insanlara bilhassa öğrencilere sevdireceğine %100 inanıyorum. Böyle bir etkinliği bir kafede yapmış olmak da ayrı bir güzellik oldu bizim için. Palo Alto’daki kafelerden neyimiz eksik :) Birileri Teknopark’lara güzel kafeler yaparsa biz de genç kafa göz girişimcilere olarak oraları doldurup fikirlerimizi hayata geçirmek istiyoruz.

Başlangıç kitimdeki ekipmanlar; Arduino UNO, usb kablo, breadboard, bağlantı kabloları, dirençler, renk renk ledler ve üçrengi gösterebilen bir led, ısı sensörü, ışık sensörü, kızılötesi ile renkleri algılayabilen bir sensör, potansiyometre. Bunların dışında etkinlikte hediye edilen protoshield ve sonradan aldığım lcd gösterge.

 

Bir Tasarımcının İsyanı

Pazartesi, Ocak 23rd, 2012

Tasarımcı bir arkadaşımdan aldığım mektubu burda paylaşmak istiyorum.

“Bence sitenin her yeri hareketli olmalı. İsveç çakısı gibi. Bir yerde bayramımızı kutlarken diğer yerde yemek tarifi vermeli. O gün doğan çocuklara isimleri önermeli, ezan vakitlerinde ezan okumalı, ziyaretçinin vergi ödemesi varsa onu hatırlatmalı. hava durumunu koymamız çok mühim. Mesela çok güzel olmaz mıydı sabah çıkarken sitesine baksa? ona göre şemsiyesini alsa gelse işe? Döviz bilgileri de çok önemli ama altın bilgisini de unutmayalım artık herkes altın alıyor çünkü. Hele hele trafik yol durumunu da koyarsak muhteşem olur. Bir de takımlardan haberler falan. Ha unutmadan logo 3-5 saniyede bir hareketlensin. Hemen olayı anlatıyorum size. Şimdi logodaki yaylar var ya onlar önce böyle hafif hafif yaylansın. sonra dünya gelsin. dünya dönerken Türkiye’ye zoom olsun. İstanbul’a yaklaşınca x logosu boğazdan çıkıp hafif hafif büyüsün. oradan yaylanan y logosu yandan yandan gelsin. bunlar ortada buluşsun. sevenler ayrılmasın. sevenleri ayırmayalım. herşey oynar başlıklı olsun. beş bıçaklı olsun. güzel olsun göz doldursun. az yesin az harcasın 100 km de 1.5 litre yaksın. göz süzzün, gerdan kırsın. 
ben bu mesleği bırakıyorum. sorarsalar üsküdar semt pazarında limon satıyorum. bir proje için gelirseniz şayet size öfkeli ve üzgün gözlerlele “BU ELLERLE Mİ TASARIM YAPACAĞIM HA BU ELLERLE Mİ?” isyanında bulunabilirim.”

MacOSX menübar’dan ekranı kilitleme

Pazartesi, Ocak 23rd, 2012

Birden fazla mönitör ile çalışıyorsanız ekranı kilitlemek için Hot Corner özelliği bazan sizi yorabiliyor (üç mönitör kullanıyorsanız ve alışkanlık icabı en sağ üst köşeyi ayarlamışsanız oraya varmak mesele oluyor), aslında bunu kolaylaştırmak için mönitörlerin görüntü hizalarını hot corner yaptığınız köşelerden tam denk getirmemek çok işe yarıyor. Böylece her mönitörde hot corner ayarlarınız çalışıyor.

Fakat bu yazıda menübar’ı kullanarak nasıl ekranı kilitleyebiliriz ona değinmek istiyorum. Keychain Access programını çalıştırıp menübar’dan Preferences’e ulaşın. İlk sekmede en üstte “Show keychain status in menu bar” kutusunu işaretlediğinizde menünüzde bir kilit simgesi belirecektir. Bu simgeye tıkladığınızda açılan menüden ekranı kilitleyebileceğiniz gibi “Keychain Access”in diğer seçeneklerine de ulaşabiliyorsunuz (diğer seçeneklerin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum).